Cuts both ways

2012-10-30 17:32:00

It cuts both ways Our love is like knife That cuts both ways It's driven deep into my heart each time That I realize How it cuts both ways Can't be together Cannot live apart We're heading straight into a broken heart But I can't stop 'Cause I feel too much to let you go I'm hurting you and it's hard I know To stay and fight for what we've got Knowing it'll never be good enough 'Cause you and I are dangerous We want too much and life ain't that way Don't ask for more You'd be a fool Haven't we already broken every rule It cuts both ways, we're in too deep for sorry alibis Can't have regrets or even question why We can't say goodbye Because it cuts both ways No more illusions of the love we make No sacrifice would ever be too great If you would just stay 'Cause I feel too much to let you go I'm hurting you and it's hard I know To stay and fight for what we've got Knowing it'll never be good enough 'Cause you and I are dangerous We want too much and life ain't that way Don't ask for more Don't be a fool Haven't we already broken every rule Cuts both ways Our love is like a knife that cuts both ways It's drivin' deep into my heart each time I see we livin' the lie And it cuts both ways... Devamı

Söylemek istediğimi rüyamda söyledim

2012-10-30 16:57:00

Dükkanın ortasında herkese hitap ediyordum. "Onlar herkese teşekkür etti ama asıl bizim onlara teşekkür etmemiz lazım" cinsinden bir konuşma yapıyordum. Herkes bir duygu seli idi. Bana sarılıyordu Gizemli Adam ve ben tüm bedenimle ona sarılıp kulağına "Seni Seviyorum" diye fısıldıyordum. İşte insan bunca özlediğinde, söylemek istediklerini rüyalarında söylemeye başlıyor. "Seni Seviyorum" demek de bir ihtiyaç benim için. Hatta belki karşılığını duymak ihtiyacından daha büyük bir ihtiyaç. Garip ama öyle işte...   Devamı

KİMİ SEVSEM SENSİN

2012-10-18 11:20:00

  kimi sevsem sensin / hayret sevgi hepsini nasıl değiştiriyor gözleri maviyken yaprak yeşili senin sesinle konuşuyor elbet yarım bakışları o kadar tehlikeli senin sigaranı senin gibi içiyor kimi sevsem sensin / hayret senden nedense vazgeçilemiyor her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet sarışın başladığım esmer bitiyor anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli dudakları keskin kırmızı jilet bir belaya çattık / nasıl bitirmeli gitar kımıldadı mı zaman deliniyor kimi sevsem sensin / hayret kapıların kapalı girilemiyor kimi sevsem sensin / senden ibaret hepsini senin adınla çağırıyorum arkamdan şımarık gülüşüyorlar getirdikleri yağmur / sende unuttuğum hani o sımsıcak iri çekirdekli senin gibi vahşi öpüşüyorlar kimi sevsem sensin / hayret in misin cin misin anlamıyorum   Devamı

Kırgınım

2012-10-16 18:16:00

Kırılmamaya, üzülmemeye çalışıyorum ama ben insanları o kadar kırmamaya, üzmemeye çalıştıkça insanların bana aynı özeni göstermemesine üzülüyorum. İnsanların değil de dostlarımın diyelim... Fazla birşey beklediğimi de düşünmüyorum. Hep dediğimiz şu "aile" fotoğrafı içinde olmak istemiştim sadece o kadar. Aslında fotoğraf çektirmekten nefret eden ben o fotoğrafta olmak da istememiştim. O fotoğrafta olmamın istenmesini istemiştim. Tipik "aaa sensiz olmaz" sözcüklerini duymak, o ailenin gerçekten bir parçası olduğumu hissettirecekti. Olmadı. H'nin kıvırmakta zaten üzerine yok. "Ya Silviacım gerçekten seni unuttuk, karambole geldi, özür dileriz" dese bu kadar uzatmayacağım. Bana zaten ailedeki herkes yoktu fotografta dedi ama şimdi yayınlanan fotoğraflara bakıyorum 40 yılda bir aramıza katılan bir arkadaş da o fotoğrafta. Ben ise sanki o gece hiç yoktum... Pazar günkü fotoğrafları da yayınladılar Facebook'ta, orda da yokum. Bir de teşekkür yazısı... Zaten orada hiç yokum. Yazıda adımın geçmemesine üzülmüyorum. Açıkçası umrumda değil. Bana şahsen teşekkür etmedikten sonra, başkalarına gösteriş olarak görüyorum sosyal paylaşım sitelerindeki ilamları... Sadece o fotoğrafa çok anlam yüklemişim işte... Hala kırgınım, hala tutamıyorum gözyaşlarımı düşündükçe... Diğer dostlarımıza söylenen "sizin hakkınızı nasıl ödeyeceğiz" lafı kulaklarımda çınlıyor. Ben aynı şeyleri duymak için ne yapmalıyım???? Sadece benim onlara gösterdiğim özeni bana göstermelerini bekliyorum. Fazlasını değil. Kırgınım... hem de çok... ama inandığım şeyler için, benim dostluk anlayışım böyle olduğu için, her ikisini de &cce... Devamı

Beşinci Mektup - Seni bunca özlemesem, bunca sevmezdim ki!

2012-10-02 12:39:00

Ayrılık diye bir şey yok.  Bu bizim yalanımız.  Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.  Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?  Güneş çoktan doğdu.  Uyanmış olmalısın.  Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?  Öyleyse ayrılmadık.  Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.  Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.  Önce beklemekten.  Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.  İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.  Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,  Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...  Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,  Kanunlara saygı göstermesini,  İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.  Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.  Ya o? Ya o?  İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,  Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,  Saadet bekliyor yaşamaktan.  Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.  Aradıklarının çoğunu bulamamış,  Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak  Göçüp gidiyor bu dünyadan.  İşte yaşamak maceramız bu.  Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak  Ve yaşayıp beklerken ölmek!  Özleme bir diyeceğim yok.  O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.  O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.  O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.  İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı,  Yaşantımız özlemlerle güzel.  Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.  Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.  ... Devamı

Susarak

2012-10-02 12:30:00

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..  Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..  Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..  Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..  Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...  Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde....  Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...  Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...  Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde ..... Aziz Nesin  ... Devamı

Kıskaçlık

2012-08-28 16:17:00

Bu lanet olası duygudan kurtulmam lazım. Resmen midemin içinde bir kurt beni yiyip bitiriyor sanki. Hep biliyordum değil mi seviştiklerini? Her gece onunla uyuduğunu biliyorum değil mi? Bunu değiştirebilecek miyim? Hayır. Öyleyse bunca kıskançlık niye? Sadece kendimi yıpratıyorum. Garip olan sadece sevişmelerini de değil, herşeyi kıskanmaya başlamış olmam. Arabada giderlerken kızın dönüp onun saçını okşadığını gözümün önünde canlandırıp deliye dönebiliyorum mesela. Bugün hiçbir şeye odaklanamıyorum bu yüzden... Bir de onun beni hiç kıskanmıyor olması canımı sıkıyor. Başka bir adamla, hem de gerçekten yakışıklı ve eskiden deli divane olduğum Hiç Aşık Olmamış Adam ile 3 gece aynı odada kalacağız ve adam kıskanmıyor. Bana en ufak ne bir şey söylüyor, ne imada bulunuyor. Söylediği tek şey ne: "Lütfen çok içme. Ben stres oluyorum". Neye stres oluyosun? Çok içince o adamla sevişebilirim diye mi, abuk subuk konuşup keyfini kaçıracağım diye mi? Offff... İçim çok sıkılıyor! Çok... Devamı

Sormayın...

2012-08-17 14:17:00

Kimse birşey sormasın istiyorum. Neyin var? İşler ne oldu? Hayatında biri yok mu? Sen ne zaman evleneceksin? Tatile gitmiyor musun? X'i aradın mı? Hala mı o adama aşıksın? Kimse sormasın.Ben söylemeyeyim. Kimseye derdimi anlatmak zorunda olmayayım. Gözümün içine baksın ve anlasın istiyorum. Sormasın Devamı

küçük kara balık biliyordu dünyanın sadece yaşadığı gölden ibare

2012-08-08 17:48:00
küçük kara balık biliyordu dünyanın sadece yaşadığı gölden ibare |  görsel 1

"küçük kara balık biliyordu dünyanın sadece yaşadığı gölden ibaret olmadığını, denizlerin - okyanusların olduğunu biliyordu ve görmek istiyordu. yeni balıklar, yeni yerler görmek istiyordu ama ailesi ve çevresi öyle değildi. onlar, yaşamı sadece o gölden ibaret sanıyorlardı, onların dünyasında başkaları olamazdı, farklılıklar olamazdı... küçük kara balık onlara inat doğrularına, aklına ve kalbine uydu! kamasını da aldı yanına ve yola çıktı... pelikana, kılıç balığına inat gördü denizi, okyanusu... aşmayı bildi engelleri...." Küçük Kara Balık - Samed Behrengi ...Kaynak : koyugri.blogcu.com Devamı

......

2012-08-08 17:45:00
...... |  görsel 1

...Kaynak : modastars.blogcu.com ...Kaynak : personnefemme.blogcu.com Devamı

Mavi boncuklu kadınlar

2012-08-07 14:01:00

Avuçlarında mavi boncuklar biriktiren kadınlar var. Güzel olduklarının bilincinde olmalarına rağmen sürekli beğenilme, flört edilme ihtiyacında olan kadınlar... Elindekinin asla gitmeyeceğinden emin, her kendisine sokulana mavi boncuk dağıtıyorlar. Bazı boncukların çapı büyük, bazılarının küçük oluyor ama hiçbir fırsatı kesinlikle kaçırmıyorlar. Asıl garip olanı, sonra bu durumdan şikayet etmeleri... "Ay gerizekalı... Elinden zor kurtuldum" saçmalıkları. Kendi egosundan, narsizminden çevresinde başka hiçbir şeyi göremeyen kadın. Dağıttığı her mavi boncuk ile kendinden de birşeyleri verdiğinden habersiz.  Devamı

..

2012-08-07 09:11:00
.. |  görsel 1

https: Kaynak : semaaytekinyilmaz.blogcu.com ...Kaynak : keyifliblog.blogcu.com ...Kaynak : tugba-tugba.blogcu.com Devamı

Kaçıp gitmek, dönmemek istiyorum...

2012-08-01 09:49:44

  Şehir 'Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim', dedin 'bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet. Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya; -bir ceset gibi- gömülü kalbim. Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede? Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam, kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün, boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.' Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. Bu şehir arkandan gelecektir. Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın, aynı mahallede kocayacaksın; aynı evlerde kır düşecek saçlarına. Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda. Başka bir şey umma- Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte, öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de. Konstantinos Kavafis Devamı

Depresyon kol geziyor...

2012-07-31 13:55:57

Hala bekliyorum. Pazar günü yüz bakımı, cilt bakımı, ayak bakımı, el bakımı yapmak için zaten çok canı sıkkın ve kendini yalnız hisseden beni yapayalnız bırakan ve sonra nasıl olduğumu sormak için bile bir kez aramayan arkadaşımın telefonunu bekliyorum hala... Bugün Salı.  Pazar günü 3 saat sahilde yalnız başıma oturup yalnızlığıma ağladım. "Gel" dediğim halde gelmeyen arkadaşlarıma ağladım Pazar günü... Bugün ise artık neye ağladığımı bilmez haldeyim. Ne için bu kadar maddi sıkıntı çektiğimi bilemememe mi ağlayayım, herşeyi birlikte yaşayacağız sandığım dostlarımın günlerdir beni oyaladıklarını düşünmeye başlamama mı üzüleyim, yoksa gerçekten ne kadar yalnız olduğumu hissetmenin verdiği acıya mı katlanayım! Bilmiyorum.  Bu kadar maddi sıkıntıyı niye çekiyorum? Soru: işe ortak mıyım? Cevap: Bilmiyorum. Soru: Sonunda bana bir faydası olacak mı? Cevap: Bilmiyorum. Soru: En azından güvencem var mı? Cevap: Yok Soru: Salak mıyım? Cevap: Evet Problemi halledemiyorsan da en azından bana dürüst olmayı borçlusun. Halledemiyorum demek o kadar zor mu? Hallediyorum deyip halletmeyip beni enayi yerine koymuş olmuyor musun? Sana güvence vereceğim deyip beni 1 ay güvencesiz bıraktın, hala daha da bir aksiyon yok. Tekrar sormam mı gerekiyor? Bana göre dünyanın kaynağını kullanıyorsun, bana hiçbir şeyin bilgisini vermiyorsun. Tek istediğim herşeye ortak olmak, gerekirse üzüntüye de sıkıntıya da parasızlığa da sefilliğe de... O kadar zor mu? İnsanların abuk subuk sevgilileri ile kavga edip canları sıkkın olduğunda yanlarında oluyorsunuz, benim neden yanımda kimse yok? Konuşmaktan kaçtığınız izlenimine kapılıyorum, bu beni daha çok üzüyor. Bir de abuk sabuk komplo teorileri üretmeye başlamama neden oluyor. Zırt pırt kapımda biten adam... Devamı

Yalnızlıktan da ölünmüyor ki arkadaş

2012-07-30 10:02:14

"Dostum" dediğim insanların neden aynı ben gibi olmalarını bekliyorum? Canım sıkkın, iyi değilim dediğim zaman iki elleri kanda olsa gelmelerini bekliyorum. Ben öyleyim çünkü... Ama herkes bir değil işte... Depresyonun eşiğindeyim ve iki gündür yardım dilenmeme rağmen en ufak bir cevap alamadım. İstediğim biraz ilgi, biraz paylaşımdı. Konuşmak bile gereksizdi. Canım sıkkın diye gelip yanımda otursalar yeterdi. Ama daha mühim şeyler vardı tabi. Olimpiyatlar seyredilecek, el-ayak bakımı, yüz bakımı yapılacaktı. Ofisimin küçük penceresinden dışarıdaki bulutları seyredip ağlamamaya çalışıyorum. Yalnızlığım... Cumartesi günü telefonuma gelen mesaj sesine her seferinde hevesle kimden acaba diye baktım. Ya reklam, ya faturaydı. Gelen maillerin hepsi hesap ekstresi. Yaşadığımı hissettiren tek şey bankalar. "İmdat" telefonunu akşam geç bir saatte açtım ama bütün pazar günü bekledim çığlığımı duymuşlardır diye. Oysa duyması gereken kimse duymadı. Zar-zor boğazımda düğümlenen ikinci "imdat" çağrısı ise çok cılız çıkmıştı sanırım. Ne farkeder ki zaten? Avaz avaz bağırsam da duyulmuyordu, fısıldasam da... Saat 10. Hala kimseden ses çıkmadı. Ağladım mı, üzüldüm mü, öldüm mü kimsenin umrunda değil. Yalnızlıktan da ölünmüyor ki arkadaş. Kalp kırıklığından da... Devamı