Ağlasam rahatlayacağım sanki

2013-01-22 11:49:00

Şöyle hüngür hüngür, salya sümük ağlasam rahatlayacağım sanki. Yani biraz da olsa... Bazen de ağlamaya başladığımda durduramıyorum kendimi. Ağlamaya devam ediyorum, saatlerce. Bugün artık hiç gücüm kalmadı. Hepsi sona ersin istiyorum. Nasıl sona erecekse ersin ama bitsin artık. Mutsuzluk katlanılabilir birşey ama stres gerçekten katlanabilir birşey değil. İnsanların nasıl kendilerini bir yerlerden atma noktasına gelebildiğini net bir şekilde anladım bugün. Çünkü ben o noktadayım. Tam olarak o noktada.   Devamı

Çok Mutsuz Olabilirsin.

2013-01-21 17:57:00
Çok Mutsuz Olabilirsin. |  görsel 1

Çok mutsuz olabilirsin. Çok acı çekebilirsin. Mahvolabilirsin. Her şeyini kaybetmiş olabilirsin. Hüngür hüngür ağlıyor olabilirsin. Ölmek istiyor olabilirsin sen ne yaşarsan yaşa; Ne kar yağmaktan vazgeçer, ne de yağmur diner. Hayat kendine, gelmeni beklemeden akar gider ve zaman seni asla durup da beklemez. Sen ne kadar gözyaşı dökersen dök, bir yerde insanlar kıskanılacasına mutlu olmaya gülmeye hatta kahkaha atmaya devam eder. Yani; Çektiğin acıları en derin sen hissedersin. Ve onların verdiği zarar yetmiyormuşçasına kendini öldüresiye hırpalarsın. Aslında çeker gidersin, herkes kaldığını sanır. alıntı ...Kaynak : cadimodaci.blogcu.com Devamı

İnancımı yitirdim, hükümsüzdür.

2013-01-21 17:56:00

Bir insana güvenmeye devam edip, o insana artık inanmadığınız oldu mu hiç? Beni yarı yolda bırakmayacağına güveniyorum hala. Zaten güvenmeyip ne yapacağım ki? Hiçbir güvencem yok. Daha doğrusu beni yarı yolda bırakmayacağını "umuyorum". Umut, Pandora'nın kutusunda kalan son duygu... Ama eskiden "Bugünler geçecek, düze çıkacağız, herşey düzelecek. Onu öyle yapacağım, bunu böyle yapacağım, 2 güne bilemedin 1 haftaya herşeyi halletmiş olacağım" dediğinde gönülden inanıyordum. Artık tek kelimesine bile inanmıyorum. Gittikçe batağa giriyoruz ve benim kendimi bir şekilde bu durumdan çıkartmam gerekiyor. Hiçbir şey düzelmeyecek çünkü. Değil 1-2 güne, 1-2 haftaya, 1-2 yılda belki... Benim haricimde daha kaç kişiye, ne kadar borcu var acaba?  Çok mutsuzum ama işin en kötüsü çok üzgünüm. Başımıza bunlar geldi diye değil, beni böylesine enayi yerine koyup, bana açık davranmayıp, kendine olan inancımı kaybettirdiği için üzgünüm.   Devamı

Artık gelmesin... istemiyorum.

2013-01-08 09:37:00

Artık gelmesin... istemiyorum. Günlerim birbirinin aynı, yalnız geçsin, umrumda değil. Beni bunca üzmeye ne hakkı var ki... Gelmesin artık, istemiyorum. Rüyalarımda fareler, yüzlerce, binlerce, büyüklü küçüklü... Kabusların en kötülerini görüyorum. İhtiyacım yok ona. Artık gelmesin, ben kendim kovarım en kötü karabasanları, yok ihtiyacım ona. Sanki o benden uzaklaştıkça, hava soğuyor, buz kesiyor odalar, sokaklar. Üşüyorum ama gelmesin artık o, istemiyorum. Ben kendime yünlerden duvar örerim. Biraz olsun keser belki soğuğu. Gelmese de olur artık o. Beni sevmedikten sonra neye yarar gelmiş, gelmemiş. Gelmesin artık, istemiyorum. Devamı

sal gitsin...

2013-01-07 17:19:00
sal gitsin... |  görsel 1

Bazen dönüp gitmek gerekiyor. Bazen 3-5 gün ağlamayı göze alıp, daha uzun süre ağlamaktan kurtulmak gerekiyor. Sevilmediğini kabul etmelisin bazen. İstenmediğini anlamalısın. Senin sevdiğinin seni sevmek zorunda olmadığını bilmelisin. Sana gösterilen bazı ''ilgi, sevgi'' hareketlerinin gerçek olmadığını fark etmelisin. Sen de bazen yedek olabilirsin. Sen de bazen ''sevgilin'' sandığının vakit geçirdiği duraklardan biri olabilirsin. Dikkat et bak: durak bile değilsin; duraklardan birisin… Kabul et! Aslında herkesten iyi senin bilmen lazım. Çünkü sen sevensin. Sen herkesten iyi bilmelisin seven insanın, isteyen insanın neler yapabileceğini. Çünkü sen yapıyorsun. Seni görmek isteyen insanın istedikten sonra göreceğini bilmiyor musun sen? Görmek için çaba harcayacağını anlayamadın mı daha? Hâlbuki sen bir sürü çaba harcıyorsun... ...Kaynak : tly74.blogcu.com Devamı

Şeytan Azapta Gerek

2013-01-03 13:19:00

Birçok adamın şöyle dediğini duymuşsunuzdur: Bıktım bu karı kaprisinden... Bu tuzağa düşmeyin! Bu tamamen koca bir yalan. Her ne kadar böyle söyleseler de bayılıyorlar kapris çekmeye, köpek muamelesi görmeye... Hayatımda kaprisli bir insan olmadım. İşte bu sebeple yalnızım. Günlerdir hastayım, evde yatıyorum, hem de evde yapayalnızım, bir kere arayıp nasılsın, birşeye ihtiyacın var mı diye sormadı. Kaprisli kadın ise benim yarım kadar bile hasta değilken kahvaltıyı ayağına bekledi. Sonra adamın getirdiklerini beğenmeyip, adamı oturtmayıp başka birşeyler istedi, sonra hastayım zaten diyerek onları da yemedi. Masada 3 kişi hasta olmamıza rağmen, birşeye ihtiyacımız var mı diye sormaya gelen garsona hasta olduğu için sadece bir bardak taze sıkılmış portakal suyu sipariş etti, tüm sevimliliğiyle... Ben zaten içemezdim, midem rahatsız ama diğer canım arkadaşıma sormadı bile o da ister mi diye. Kaprisli ve benmerkezci olduğuna ne kadar sinir olursam olayım, erkekler bunu istiyor işte... Eminim günde 5 defa aranıp iyi olup olmadığı söruluyordur, birşeye ihtiyacı olup olmadığı evde ailesi olmasına rağmen. Eminim o da her seferinde birşeyler istiyordur, şu da olsun, bu da olsun diye. Kimseye işlerimi yapsın, ortalığı toplasın, bana çorba kaynatsın diye ihtiyacım yok. Kendi işimi kendim yaparım. Ölüyor bile olsam ölüyorum da demem zaten, iyiyim derim ama en azından bir hatırlanmak biraz sevilmek isterdim. Belki bakış açımı değiştirmem gerekiyordur. Ne de olsa şeytan azapta gerek. Devamı

Eğlencelik bir kadın

2012-12-31 11:51:00

Bir yıl biterken onun için ne anlam ifade ettiğimi öğrendim: "Eğlencelik". Dün kurdugu cümleyi aynen yazıyorum. "Gelmeyeyim. Hiç keyfim yok. Canım PS bile oynamak istemiyor." Eğlencelikte bile 2. sıradayım. Aptal bir bilgisayar oyunu bile daha önemli onun için. Başka bir anlamım da yok zaten. Sevilmeye değmeyen bir kadınım. Sonunda bunu anladım işte. Hep böyle yalnız olacağım. Birileri sadece yatak odamdan geçecek, gidecek. Hep başka kadınlara gidecek, onlara aşık olacaklar. Ben hala aşka inanmaya devam edeceğim. Hep bir adamlar için gözyaşı dökeceğim ve onlar asla bunu bilmeyecek. Yeni yıldan tek istediğim mutlu olmak. Öyle mutsuzum ki...   Devamı

Yine bana sensiz günler düştü...

2012-12-27 16:42:00

Benimle hiç ilgilenmiyor olması beni çıldırtıyor. Öyle çok özledim ki artık saçma sapan düşünceler geçiyor aklımdan. Hiç yapmamam gereken şeyleri yapma isteği sanki gırtlağıma yapışmış, bir türlü kurtulamıyorum düşüncesinden... Onunla olmak istiyorum. ona dokunmak, öpmek, onunla uyuyup, onunla uyanmak istiyorum. Nefesini yüzümde hissetmek istiyorum. Zaten her sabah uyandığımda ilk düşüncem o, her gece yattığımda uykuya dalmadan önceki son düşüncem de o. Çoğu zaman karanlık geceye "İyi geceler. Seni seviyorum" diye fısıldıyorum. Gerisi karanlık ve sessizlik. Belki öyle olması gerektiğinden ama öyle bir tavrı var ki sanki artık hiç tenim tenine değmeyecek bir daha... Öylesine aldırmaz, öylesine alelade... Çok ama çok umutluyum bu haftasonundan ama belki de bu kadar umutlu olmamam gerekiyordur, sonra hayalkırıklığına uğramamak için...  Bugünün de şarkısı: Yine bana hüsran, bana yine hasret var. Yine bana sensiz günler düştü... Devamı

Fotoğraf

2012-12-26 11:56:00
Fotoğraf |  görsel 1

Bazı şeylerin gitmesini izin vermek işte bu nedenle çok önemlidir. Onları serbest bırakmak. Gevşek olanı kesmek. İnsanların hiç kimsenin işaretli kağıtlarla oynamadığını anlaması gerekiyor; bazen kazanırız ve bazen de kaybederiz. Hiçbir şeyi geri almayı bekleme, yaptıkların için takdir edilmeyi bekleme, ne kadar zeki olduğunun keşfedilmesini bekleme ya da aşkının anlaşılmasını. Daireyi tamamla. Gururlu, yetersiz ya da kibirli olduğun için değil, sadece artık onun senin yaşamında yeri olmadığı için. Kapıyı kapat, plağı değiştir, evi temizle, tozdan kurtul. Geçmişte olduğun kişi olmayı bırak ve şu anda kimsen o ol. Paulo Coelho - Zahir ...Kaynak : compatible.blogcu.com Devamı

Sevdiklerinize hediye seçmenin püf noktası

2012-12-21 14:01:00

En zorlandığım şeylerden biri hediye seçmek... Gerçekten değer verdiğim birine hediye seçmek özen isteyen bir şey. Gördüğüm ilk dükkana girip, beğendiğim ilk şeyi satınalmak pek bana göre değil. Genelde insanlar özel günlerde hediye alırken "ihtiyacı olan birşey" olsun diye düşünüyorlar. Ben ise öyle düşünmüyorum. Çok şükür çevremdeki herkesin ihtiyacı olan şeyleri almaya gücü yetiyor. Bu sıralar gömleğe ihtiyacım var diye birileri bana gömlek hediye etse mutluluk naraları atmam. Kibarca teşekkür ederim. Belki beğenirim,belki beğenmem hatta... Bana göre insanların tutkularına göre hediye seçilmeli. Bir insanın en büyük tutkusu fotoğraf çekmek ise ona kendi çektiği fotoğraflardan bir kitap hazırlamalı mesela (bunu babam için yapmıştım) veya onun bir fotoğrafını kocaman bir tablo yaptırıp çerçeveletip hediye etmeli. Bir insanın en büyük tutkusu müzik ise en sevdiği müzisyenin konserine bilet alabilirsiniz. Bir insan kitap okumaktan hoşlanıyorsa sizin hangi tür kitapları okumaktan hoşlandığınızı unutun, onun hangi tür kitaplardan hoşlandığını öğrenip hediyeyi ona göre seçmelisiniz ki sevdiğiniz insanı mutlu edin. Aynı şey kıyafet için de geçerli. Bazı insanlar için moda bir tutkudur. Eğer bu tür bir insana giyim alacaksanız, kendi zevkinizden ziyade, onunkini düşünüp, ona göre birşeyler seçmelisiniz. Espirili ve pozitif bir insana, espirili birşeyler alabilirsiniz ama hayatı çok ciddiye alan birine sırf siz espirili bir hediye olduğunu düşündüğünüz ve çok güleceğiniz için espirili bir hediye almamalısınız. Böyle bir durumda gülen bir tek siz olursunuz ve oldukça da abes kaç... Devamı

Kayboldum

2012-12-17 11:44:00

Mutsuzum. Teninin tenime değmediği günler ziyan. Aylar oldu. Kapımın çalmasını beklemekten perişan, mutsuz bir kadımın ama asla umutsuz değil. Kıskançlık yaktı kavurdu yüreğimi. hele dün... Kimse anlamadı belki ama ben aşık, ben kıskanç, ben perişan. Sonum olacak bu aşk benim. Hissediyorum ama geri dönüşü yok artık. Kayboldum. Onun ışığı ise başka yolları aydınlatıyor artık... Devamı

Hem kızgın, hem kırgınım bugün

2012-12-13 09:28:00

Kızgın mıyım, kırgın mı bilmiyorum. Dün kızgındım. Hem de çok... Bugün ise kırgınım. İlk defa söylediklerine artık inanmadığımı farkettim. Nasıl olur da 3 aydır banka borcunu ödemez, bana ödedim der ve banka beni arayıp ben haberdar olduktan sonra da kendisi hayretler içinde kalır??? Bana bunu açıklayabilecek hiç kimse, hiç birşey yok! Ona onca güveniyorum, o güvenimi tamamen boşa çıkartıyor. Hangi birine üzüleyim bilmiyorum ki... Beni "hallettim" deyip üç aydır uyutmasına mı, üç aydır kendisinin bile uyumasına mı? Sabahtan akşama kadar banka hesabında bile göremediğim bir maaşı almak için çalışıyorum, bir de bu hesapları takip etmek için 3 tane Excel dosyası tutuyorum. Yapması gereken tek şey "hallettim" demek yerine "halledemedim" demek. Ben zaten kaydını tutuyorum. Fikrimce onun tutması gereken kayıtları... Yok geçmemiş hala... Hala kızgınım. Kızgınlığım dikkatsizliğine, dağınıklığına, boşvermişliğine ama en çok da ben ona bu kadar özen gösterirken, değer verirken bana değer vermeyişinde... Onun için neler yaptığımın, neler yaşadığımın bu kadar farkında olmayışına, önem vermeyişine kırgınım. Ben hala oranın hiçbir şeyi değilim. Ne yapıyorsam orası yada kendim için değil, onun için yapıyorum. O ise alt tarafı bana ne yaptığını, ne yapamadığını söyleyecek, cebimde param var mı onu soracak, işi takip edecek. Belki de problem benimdir. Belki hakikaten enayi olduğumdan birşey haketmiyorumdur. Devamı

Doğumgünü ve Öküzler

2012-12-06 17:39:00

Hatırlıyorum da eskiden nasıl doğumgünümden günler önce bunalıma girerdim. Kimse hatırlamayacak, kimse arayıp sormayacak diye günlerce üzülürdüm. Yaklaşık 3-4 senedir bu psikozu artık yaşamıyorum. Belki de herkesin aramasının önemli olmadığını sadece benim için önemli olan insanların hatırlamasının önemli olduğunu düşündüğüm için artık üzülmüyorum. Ama hala hayaller, ümitler besliyorum doğumgünüm için. İsterdim ki beni başbaşa kalabileceğimiz bir yere götürsün, onun için önemli olduğumu hissettirsin,en azından dudağıma bir öpücük kondursun... Bomboş hayaller işte bunlar. Telefonda bile doğumgünümü kutlamadı. Nasıl olsa Cumartesi kutlayacakmışız. Bazen bütün erkeklerin böyle duyarsız, "Bir Kadın Bir Erkek"teki Zeynep'in deyimiyle "Öküz" olduğunu düşünüyorum. Sonra babam geliyor aklıma yada kardeşim. Her ikisi de öyle romantik, öyle duyarlı... Belki de ben hep öküzünü seçiyorumdur. Kızların hep babalarına benzer erkekleri seçtikleri söylenir ama belki ben istisnayımdır. Özellikle gidip öküzüne aşık oluyorumdur, kimbilir... Belki ondaki de bir bıkkınlıktır. Zaten sevgilisine her sene doğumgünü için özel birşeyler düşünmek zorunda kalıyor, bir de bana aynı şeyi yapmak istemiyordur. Gerçi ne özel birşey bekliyordum ki... Alt tarafı bir öpücük dünyalara bedeldi benim için... İşte belki de bunun için daha fazlasını haketmiyorumdur. "Dünyaları istesem hakkım" diye düşünen kadınların hepsi, öküzlüklerini bu kadını elde etmek için bir kenara koymuş adamlar ile birlikte... Ben resmi olarak yalnızım. ... Devamı

Ben ona sevdalı, o başkasına tutsak...

2012-11-27 17:38:00

Ne saçma bir duygu hali aşk... Hem mutlusun, için içine sığmıyor, bir "güzelim" lafıyla dünyalar senin oluyor, hem mutsuzsun, çaresizlik hissi insanı hareketsiz bırakacak kadar yoğun, isyan dolusun senin olmadığı için, ne kadar yakınsa o kadar özlüyorsun, ne kadar uzaksa daha da fazla. Özlem hissi hiç geçmiyor, çoğalıyor, azalıyor ama bitmiyor. O herşeyden habersiz. "Ya dışındasındır çemberin, yada içinde yer alacaksın" demiş şair. Ben içindeyim, o dışında çemberin. Hiçbir zaman aynı yerde olamayacağız. Ben ona sevdalı, o başkasına tutsak...  Devamı

Mutsuzum bugün...

2012-10-31 09:27:00

Havalardan mı, yıldızların etkisi mi bilmiyorum ama çok mutsuzum bu aralar. Herşeye alınıyor, herşeye kırılıyorum. Dün bir arkadaşımızın bebeği oldu. Bir arkadaşımla beraber şu meyve çiçeklerinden gönderdik. Teşekkür etmek için arkadaşımı aramış, beni aramadı. O kadar alındım ki... Herşeyi de ben yaptım bu arada... Internetten ben satın aldım, ben sipariş ettim filan... Neyse hadi bu küçük önemsiz birşey ama alınıyor işte insan... Ekim ayının başından beri H'a diyorum ki şu hesapları gözden geçirelim çünkü ipin ucunu kaçırdık sanki. Her seferinde tamam diyor ama hareket yok. Dün birçok şeyi gözden kaçırdığımızı farkettim. Kasım ayı o kadar zor olacak ki... Normal maaşımın 3'te biri geçti elime ve ben nasıl geçineceğimi dahi bilmiyorum. Bu işlere ilk girdiğimizde demiştim ki bankada param olmadığında kendimi güvende hissetmiyorum. Bankada para olmasını bırak, tüm hesaplarım ekside, tüm kredi kartlarının limitleri dolu ve benim ay sonunu zar zor getirecek biraz param var. Bunlar bir kenara, onu çok özlüyorum. Bana bir sarılsa, bir herşey düzelecek dese kendimi bu kadar mutsuz hissetmeyeceğim biliyorum. Sanki düşüyorum, düşüyorum, düşüyorum... Bir türlü sonu gelmiyor düşüşümün. Yukarı da çıkamıyorum. Sürekli düşüyorum. Çok mutsuzum be günlük... Devamı