En büyük zenginlik

2013-07-29 12:14:00

En büyük zenginlik neymiş biliyor musunuz? "Ben hiç iyi değilim" dediğinizde soluğu yanınızda alan insanlarmış. Hiçkimse bunu yapmadığında anlıyorsun. İki elim kanda olsa insanlara koşarım ben. Fiziken yanlarında olamasam da manen yanlarında olmaya çalışırım. Hiç bu kadar bir başıma bırakıldığımı hatırlamıyorum. "Artık hiç konuşamıyoruz. Sana ihtiyacım var." dememe rağmen yanıt alamıyorum. Sanki işler benden daha önemli. Herkes benden öncelikli. Bunu hakedecek hiçbir şey yapmadım oysa ki... Devamı

İşte bugünkü hislerim...

2013-07-26 17:44:00

Bugün artık hiçbir iyiliği, güzelliği haketmediğimi düşünüyorum. Ne tatil planlayacak vaktim var, ne de tatile gidebilecek param. Bunu babama da söyledim yaklaşık bir ay önce. İşlerim o kadar yoğun ve stresli ki. Şirketteki ve müşterideki herkes ha gayret son günler sonra tatile gideceğim hayaliyle son gayretlerle çalışıyor. Benim öyle bir ümidim de yok. Gidemiyorum ki tatile... Yok para. Yine evde oturacağım yani. Ancak 1-2 gün günübirlik Çeşme-Foça filan ayağımı denize sokarım yani. Babam yaklaşık 1 ay önce izin günlerimi sordu ve eminim en azından 2 kere söylediğimden... Şimdi kalmış izne 1 hafta bana senin iznin ne zamandı diye telefon açıyor ve hala bana e ne yapacağız diye soruyor. Ben olsam haline acır tatile filan gönderirdim, ben planlardım tatilini. Kardeşimi daha önce para verip tatile gönderdim. Kimse üzülmüyor halime, kimse demiyor ki kız çok sıkıldı, birşeyler planlayalım da biraz kafası dağılsın, rahatlasın biraz demiyor. Hakkını yememek lazım geçen yaz tatili paramı babam ödedi ama benim istediğim para ödemesi değil zaten. Birşeyler düşünsünler de kendimi değerli hissedeyim, birilerinin beni düşündüğünü anlayayım bari. 2 tarihi bile aklında tutamıyor. O kadarcık umursuyor yani. Diğer taraftan fizik olarak çok güzel bir arkadaşım var. Biraz da fazla seksi. Her tarafından kadınlık akıyor hatunun. Zaten kendimi yeterince değersiz hissettiğim yetmiyormuş gibi bugün yıllardır kendisinden haber almadığım bir arkadaşım özelden "Naber? Buralara gelmek istesen şu arkadaşın çok güzelmiş, onunla gelsenize" gibilerinden gereksiz bir mesaj attı. Sanki dünyadaki tek varlık amacım bu seksi kadının yanındaki zeki, eğlenceli ama pısırık, bir o kadar da p.zevenklik yapabilen cinsiyetsiz konuşkan insan o... Devamı

Seninle ilgilenmeyen adama benimle ilgilenmiyorsun demek neyi çö

2013-07-23 14:36:00

İsterdim ki ben söylemeden her fırsatta vaktini bana ayırsın. Eskiden "nedir seni bu kadar mutsuz eden?" "ne zaman yeni bir güne uyanacaksın" diye soran, her fırsatta yanıma gelen, vaktini bana ayıran adam aylardır fırsat olsa dahi ortalıkta yok. Ya yanlışlıkla mesaj atıyor da öyle geliyor, ya ben çağırıyorum da geliyor, ya ben çağırdığım halde gelmiyor, fırsat olduğu halde gelmiyor. Aylarca birbirimize vakit ayırmıyoruz. Geçenlerde yemeğe çağırdım, fırsat da vardı, gelmeye çalışacağını ama söz veremeyeceğini, arayacağını söyledi. Aksilik çıkarsa ara dedim. Aramayınca da gelecek herhalde dedim. Yemek yaptım, mesaj attım ve gelemeyeceğini o an mesajla bildirdi. Herhalde hayal kırıklığımı tahmin edebiliyorsunuzdur. Eskiden akıl danıştığı, dert yandığı, huzur bulduğu insandım. Ne oldu da artık değilim? Çünkü alacaklısıyım. Çok borçlandı bana ve bana her baktığında artık bundan başka birşey göremiyor. Artık birlikte vakit geçirelim diye fırsat yaratmıyor. Fırsat olsa bile değerlendirmiyor. Kaçıyor. Geçen gün dayanamadım, bu düşündüklerimin 10'da 1'ini söyledim, sonra da ne kadar anlamsız birşey yaptığımı farkettim. Seninle ilgilenmeyen adama benimle ilgilenmiyorsun demek neyi çözer ki? Farkındalık mı yaratır? Herşeyin bal gibi farkında zaten... Sadece içinden gelmiyor... O günden sonra da 2 günde bir telefon açıyor işte "nasılsın?" diye soruyor, görev tamamlanmış oluyor. Görev ve sorumluluklar layıkıyla yerine getirildi. Devamı

To know him is to love him

2013-07-17 09:17:00

Dün akşam araba kullanırken birden yıllar öncesinden tanıdık ezgiler önce kulağıma çalındı sonra yeniden düştü yüreğime... İşte dedim, öyle güzel özetliyor ki ona olan duygularımı... İşte dostlar buradan videosunu ekleyemiyor olsam da bir yerlerden bulup dinleyebiliyorsanız Amy Winehouse versiyonunu tavsiye ediyorum. Bunlar da sözleri... to know know know him is to love love love him just to see him smile makes my life worthwhile to know know know him is to love love love him and i do i'll be good to him i'll bring love to him everyone says there'll come a day when i'll walk alongside of him yes just to know him is to love love love him and i do why can't he see how blind can he be someday he will see that he was meant for me to know know know him is to love love love him just to see him smile makes my life worthwhile to know know know him is to love love love him and i do  ... Devamı

Hava da aynı ruh halim gibi sıkıntılı bugün

2013-06-28 15:15:00

O kadar anlamsız bir hayat sürüyorum ki... Sabah kalk, çalış, akşam bir-iki lak lak, eve git yat. İşte bu döngünün akşam bir-iki lak lak kısmını yaptığım insanlar, hayatı paylaştığım, derdim olduğunda dinleyen, yardımıma koşan, kendimi evimde hissettiğim, sevdiğim insanlar buradan gitme kararı aldılar. Bundan 5 sene önce annemle babam beni burada bırakıp benden tam 600 km uzağa gittiler. Orada yaşamaya karar verdiler, hem de hiçbir mecburiyetleri olmamasına rağmen. Onlardan bir sene sonra sevgilim terketti. Ve tam 4 sene sonra ailem diyebileceğim kadar yakın dostlarım gidiyorlar. Herkes bir şekilde hayatına yön veriyor, hayatını kuruyor. Evlilik, çoluk çocuk, iş derken seneler geçiyor. Ben sanki çakıldım kaldım, aynı yerde sayıyorum yıllardır. Bir arpa boyu bile yol gidemedim. Yaşım çoktan ortayaşı geçti. Yakında kadınların çocuk doğurmak için riskli yaşına geleceğim. Hala doğru insanı da bulamadım. Haftaya çocukluk arkadaşlarım geliyorlar ziyarete. Gelmesinler istiyorum. Hepsi çoluklu çocuklu evli barklı bir dolu insan, ben yalnız. Ne konuşacağız ki? Anlatacak neyim var? Tutunacak dalım yok... Mideme ağrılar giriyor günlerdir. Ağlamaktan göz pınarlarım kurudu. Kimse anlamıyor derdimi. Belki haklılar fazla değer veriyorum insanlara... ne yapayım, ben böyleyim... Hava da aynı ruh halim gibi sıkıntılı bugün, ağır, puslu, yağmıyor, açmıyor, ha patladı ha patlayacak,sanki patlasa rahatlayacak. Offfffffff.... Şu günler bir geçse,şu hava bir yağsa, ardından bir açsa.... Devamı

Tavşan deliğinden çıkış

2013-06-25 09:41:00

Sen bu satırları okuyan kişi, umarım Alice Harikalar Diyarında kitabını okumuşsundur ve umarım bir çocuk kitabı olduğunu düşünmüyorsundur. Hayatımın 3,5 yılını işte o tavşan deliğinde yaşadım ben. Uzun yıllar sonra geriye dönüp baktığımda hayal meyal hatırlayacağım bu renkli, delidolu, neşeli ve hüzünlü, aşk ve acı dolu yılları. Birkaç ay içerisinde o sıkıcı, tekdüze, anlamsız ve amaçsız hayatıma geri döneceğim. Sanki bir sıcak öğleden sonra bir ağaç gölgesinde uyuyakaldım ve bir tavşan deliğinde yeni bir dünya ile karşılaştım. Ve işte şimdi rüya bitti. Rüya mıydı, gerçek miydi, bilemedim.  Devamı

Yapmayın kuzum... bu kadar değer vermeyin kimseye

2013-02-28 12:34:00

Hani birine çok değer verirsiniz ya, hayatınızı emanet edersiniz, canınızı istese vereceksinizdir, sanırsınız ki siz de onun canını isteseniz o da ikinci kere düşünmeyecek. El üstünde tutarsınız onu, kimsenin eleştirmesine bile izin vermezsiniz. Onun acısı sizin acınız olur, mutluluğu sizin mutluluğunuz. Hayalleri sizin hayalleriniz olur farketmeden. Hani istese gökten yıldızları indirir serersiniz önüne. Yapmayın kuzum. Bu kadar saf olmayın benim gibi. Siz böyle hissediyor olabilirsiniz ama literatürde buna "enayilik" deniyor. Karşınızdaki insan anladı mı bunun böyle olduğunu işte o zaman yavaş yavaş yaklaşıyor sonunuz. Bir kere asla karşınızdaki size bu kadar değer vermiyor. Yarısı kadar değer verse yine şanslısınız. O paragöz, çıkarcı, bencil diğer insan bile yeri geliyor sizden daha değerli oluyor. Siz tüm varınızı yoğunuzu adamın ellerine teslim etmişken, hayatınızı idame ettirebilmek için üç kuruşun hesabını yaparken, o bencil, paragöz herifin kredi ödemesi sizin ekmek paranızdan daha önemli olur. Yönetici olarak çalıştığınız işyerine giderken ayağınıza giyecek pantalon bulamazken, bu konular üzerine dertleştiğiniz dostlarınız halinize acıyıp size pantalon alıp hediye etmeyi teklif eder duruma gelmişken, o şehrin en güzel mağazalarından alışveriş yapar ve sonra size evinin elektiriğinin faturası ödenmediği için kesildiğini söyler. Ve siz hala.... herşeye rağmen...adamın size değer vermediğine, sizi acınacak hale düşürdüğüne değil, ona olan güveninizi kaybettiğinize üzülürsünüz. Nokta  Devamı

Az ile yetinmek

2013-02-28 12:13:00

Şunu anladım ki ne kadar az ile yetinirsen, o kadar aza layık olduğunu düşünüyor insanlar. Kimse demiyor ki bu insan daha fazlasına layık, o azla da yetinse ben daha fazlasını verebiliyorum ve vereceğim. Elinde bir tek dal bile çiçekle evime gelmeyi akıl edememiş adamı herşeye rağmen seviyor ve arıza çıkartmıyorsan, o tek dal çiçeği ömrün boyunca görmüyorsun. Adam ne gerek var ki, ben düşünceli olmasam da yanımda kalıyor, o zaman aynen devam diye düşünüyor. Demiyor ki bu kadın çiçeklerin en güzelini hakediyor. Herşey böyle... Sen ikinci planda kalmayı bir kez kabullenirsen, karşındaki seni asla birinci öncelik olarak görmüyor. Hayatın boyunca ikinci planda kalıyorsun o kişi için. Bunu da kendine güvensizliğinden yada haketmediğinden değil, tüm hayatın boyunca mütevazi olman gerektiği öğretildiğinden yapıyorsun. Başka türlü olamıyorsun. Mütevazi olmak saygınlık kazandırıyor belki ama o kadar işte... Kazandırdığı diğer şey ise mutsuzluk oluyor.  Devamı

İnsan vücudundan utanmak

2013-02-19 11:04:00

TRT'nin sansürlediklerinin bir listesi karşımda duruyor. Kadın figürlü bir abajurun memeleri, Michelangelo'nun Davud heykelinin cinsel organı, bir kadın sırtı... İnsan vücudu ne zaman utanılacak, sansürlenecek, gösterilmeyecek birşey oldu? Yapılmaya çalışılan insanın kendi vücuduna yabancılaştırılması mı? Yada karşı cinsin vücuduna? Tüm hayatımızı içinde geçireceğimiz zarfa bu kadar yabancılaşmamız mı gerekiyor? İnsan vücudu biyolojik bir yapıdır ve çıplaklık erotik bile değildir. Vücudu sadece sevişebilen bir organizmaya indirgemek düpedüz aşağılamaktır. İnsan vücudu tüm tarih boyunca sanata ilham kaynağı olmuştur çünkü Tanrı'nın yada doğanın (neye inanıyorsanız) yarattığı en sanatsal, en estetik varlıklardan biridir. Sanırım ülkemdeki insanlar çıldırdı,herkesi herşeyi sadece cinsel obje olarak değerlendirmeye başladı diye düşünüyorum. İnsan vücudunun "sadece" cinsel objeye indirgenmesi, sanatsal çıplaklığın bile sadece "cinsel içerik" olarak görülmesi beni ciddi anlamda kaygılandırıyor. Erkek egemen Türk milleti ve televizyonunun aklı bir tarafına kaçmış adamlar tarafından yönetildiği duygusu midemi bulandırıyor. Ve özellikle kadın nüfusunun akıbetinin ne olacağını düşünerek uykularım kaçıyor. Beyler, beyninizle düşünmeye çalışın biraz. Lütfen... Devamı

Çiz gitsin...

2013-02-19 10:04:00

Ve bir gün kalem diyecek ki; Bu kadar yazdığın yeter! Artık çiz gitsin... Bob Marley   Devamı

Günün Şarkısı: İki Yol

2013-02-18 17:34:00

  Neden soruyorsun Nereye gideyim İki yol var demiştim Hangisini seçeyim Korkma bebeğim hepsinin sonu aynı Çok yukarlarda biri mumları yaktı Neden soruyorsun Nereye gidiyorum İki yol var demiştim Birinden gidiyorum Gözyaşları bebeğim hepsinin sonu aynı Birinin eksiği birinin fazlası Birdenbire boşalan yolların ortasındayım Hedefler hep çok çok kolay olmuştu Birdenbire boşalan yolların ortasındayım Hedefler hep çok çok kolay olmuştu Nereye nereye gideyim Nereye nereye nereye gideyim Birdenbire boşalan yolların ortasındayım Hedefler hep çok çok kolay olmuştu Birdenbire boşalan yolların ortasındayım Hedefler hep çok çok kolay olmuştu Nereye nereye gideyim Nereye nereye nereye gideyiiiim Korkma bebeğim hepsinin sonu aynı Çok Yukarlarda birisi beni aldı Korkma bebeğim hepsinin sonu aynı Çok yukarlardan birisi beni aldı Devamı

İki yol var demiştin, hangisini seçeyim?

2013-02-18 11:32:00

Dün en iyi dostlarımdan beri bana, beni çok düşündüren birşey söyledi. "3 yıldır aynı yerde sayıyorsun. Hayatını dondurdun sanki. Başkaları ileri yada geri giderken sen dondun kaldın. Artık ileri gitmelisin. Kapat hayatının bu dönemini" dedi. İnanılmaz korkuyorum ve çok içim acıyor. Asında hiçbir yere gitmek istemiyorum. Hayatımda birşeyler değişsin istemiyorum ama böyle çok mutsuzum. Ve zaten bu saatten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Dönülmez bir noktaya geldim ve artık gitmem gerekiyor biliyorum. Çok korkuyorum. Kendimi güvensiz hissediyorum. Sanki boşlukta sallanan bir ip üzerinde yürüyorum. Ne yolun sonunda bekleyenim var ne aşağıda beni tutacak birileri... Dostumun dediklerinin doğru olduğunu biliyorum. Birilerinin hayalini gerçekleştirebilmek için çekmediğim kalmadı. Hala çekiyorum. Bunun artık bir son bulması gerekiyor. Başkalarını düşünmeyi bırakıp kendimi mutlu etmeliyim. Çünkü bunca mutsuzluğuma rağmen o çok sevdiğim, değer verdiğim insanlar beni rahatlatacak, az da olsa iyi hissettirecek şeyleri yapmıyorlar. Bunlar mantıklı olan düşünceler. Gündüzleri bunların doğru olduğunu bilerek geçiriyorum. Sonra gece oluyor. O zaman mantık kendini stand-by'a alıyor ve yerini kalbe bırakıyor. İşte o zaman çok canım acıyor çünkü hala seviyorum. Bir yanım ömrümün sonuna kadar onu sevecekmişim gibi geliyor. Mantıklı yanım ise bugüne kadar kimler geldi geçti, bunu da unutursun diyor. Yine de gece olunca içimdeki aşk beni yakıp kavuruyor. Bir de sanırım o güzel günleri düşünüyorum. O mutlu zamanlarda ne güzel günlerimiz oldu. Bir daha asla geri gelmeyeceğine üzülüyorum. İşte o saatlerde yapayalnız hissediyorum. Oysa ne çok dos... Devamı

Kim olduğunu asla unutma

2013-02-18 09:33:00

Hayatımdaki en değerli insanlardan birinin bana tavsiyesiydi: "Kim olduğunu, ne olduğunu asla unutma. Böbürlenesin diye değil. Sadece unutma..."   Devamı

Hep başkalarını düşündüğün yetmedi mi?

2013-01-29 17:15:00

Bugün arkadaşımın söylediği şu cümleye takıldım: "Hep başkalarını düşündüğün yetmedi mi?" Belki de başkalarını düşündüğüm için yapmıyorum. Onlar mutsuzken ben mutlu olabilir miyim? Benim için ya hep birlikte mutsuz olunacak, ya hep birlikte mutlu. Sevdiğim insanlar mutsuz olduğunda ben nasıl mutlu olabilirim ki? Ama hiç hayır diyemeyen bir insanım. Kendimi biraz iyi, biraz rahatlamış hissetmişken şu anda yine berbat hissediyorum. Bu çemberin içinden asla çıkamayacağım. Bu mutsuzluk çarkının içinden çıkabilmeme artık imkan yok. Bu zamana kadar hep umutluydum. Bu ay sonu maaş almayacağım, bak ona göre diyerek avans çektiğimde bile hala ona güveniyordum. Meğer o da bana güveniyormuş. Ben tükendim diyorum, o hala tükenmemişim gibi davranıyor. 7 güne birşeyler çıkacak, ben yine o parayı görmeyeceğim. İnsan hatalarından ders alır değil mi? Hala neden hayır diyemiyorum? Hala neden aynı hataları yapmaya devam ediyorum? Kendimi çaresiz hissediyorum. Bana çıkış yolu gösteriyor ama artık inancım olmadığından yine birşeyler olacak, ben asla bu çarktan çıkamayacağım gibi hissediyorum. Artık sözler teselli etmiyor, zaten beni de sevmiyor. Bir sarılsa belki kendimi daha iyi hissedeceğim, umudum olacak hala diyorum ama sarılmıyor da. Ben kendi kendime bir b.kun içinde yuvarlanıp duruyorum. Onun hatası değil. Bu b.kun içine ona hayır diyemeyerek ben soktum kendimi. Herkesin yaptığı gibi ben onu suçlamıyorum. Tamamen benim saflığım, benim zayıflığım. Başka birşey değil. Devamı

Rüya

2013-01-25 09:53:00

Grup olarak bir mekandayız. Açık alan. Akşam. Kalabalık.Sanki düğün gibi birşey. Bir masaya oturuyorum. Karşımda Hiç Aşık Olmamış Adam ve Şaşkın var. Diğerleri birden fotoğraf çektirmek için toplaşıyorlar. Bizi kimse çağırmıyor. Sonra hepsi teker teker fotoğref çektirmeye başlıyor. Biz uzaktan fotoğraf çektirenlere bakıyoruz. Şaşkın hala yanımızda mı bilmiyorum. Sonra bachata çalmaya başlıyor ve herkes çift olup dans etmeye başlıyor. Ben ayağa kalkıyorum. Çıtır bana doğru geliyor. Ve beni alıyor, dans etmeye başlıyoruz. Sonra ben birden "Çıtır ne olur gitme" diye pistin ortasında hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyorum. Şu anda içinde bulunduğum ruh hali Çıtır'ın buralardan gidecek olduğu gerçeği ile birleşince böyle bir rüya gördüm herhalde. Devamı