Hayata sensiz devam etmek

2013-09-24 13:59:00

Bu zamana kadar hep senin için mazaretler yarattım. Bana aslında değer veriyor ama zor bir dönemden geçiyor onun için gösteremiyor mazeretleri ile kendimi kandırdım hep. Değer veren insanın önce kendini değil, önce karşısındakini düşündüğü gerçeğini hep gözardı ettim. Bu haftasonu kardeşim hatırlatıncaya kadar. Kardeşim öyle zor bir maddi dönemden geçmişti ki ve bana hiçbir şey söylememişti. Çünkü bana değer veriyordu ve ben zaten zor durumdayım diye,beni daha da zor durumda bırakmamak için bana hiçbirşey söylememişti. İşte birbirine değer veren insanlar böyle yapardı. Önce kendini düşünmek yerine önce değer verdiği insanı düşünürdü. Uzun zamandır hiç bu kadar utanmamış, bu kadar üzülmemiştim. Ben sevdiğim için sorgusuz sualsiz varımı yoğumu insanlara vermekten artık vazgeçmem lazım çünkü suistimal ediliyorum ve bu bana da diğer sevdiklerime de zarar vermeye başladı. İnsanlara hayır demek benim kişisel özelliklerimden biri değil. Sen de istemekten vazgeçmeyeceksin. O halde seni hayatımdan çıkartmam gerekiyor. Hepimizin iyiliği ve mutluluğu için... Nasıl sen aileni koruyor o arsayı sattırmıyorsun, benim de artık ailemi korumam gerekiyor. İnsan sevdikleri ve değer verdikleri insanları korur, kollar. Sen beni koruyup kollamıyorsun. Demek ki beni sevmiyor, bana değer vermiyorsun. Artık bu gerçeği gözardı etmeyeceğim ve hayatımdan seni çıkartacağım. Sadece benim seni sevmem bana zarar veriyor çünkü. Ben o kızın dediği şeylerin hiçbiri değilim. Ben kim olduğumu biliyorum. Yaptıklarım için pişman da değilim. Benim arkadaşlık anlayışım böyle çünkü. Hep de böyle kalacak. Yalnızca yanlış insanlar için yaptım. Bunu kabul etmem zor oldu... Devamı

"intihar bir kaçış değil, reddediştir" J. P. Sartre

2013-09-18 15:21:00

***EKŞİ SÖZLÜK'TEN ALINTIDIR*** "cause id rather be alone sözlük yazarının yüksek izniyle..." jean paul sartre'nin "intihar bir kaçış değil, reddediştir" sözünü ilk gördüğümde, işte aradığım bu demiştim, benim düşüncelerimi yansıtan bu.evet, intihar çoğu insanın dediği gibi bir kolaya kaçış değildir.elimizdeki tek şey hayatımızken, onu sonlandırmaya karar vermek kolay değildir.aksine cesaret işidir.yaşadığı hayatı reddetmektir, ben bu hayatı yaşayamam, ben bu hayata, bu dünyaya uygun değilim demektir.şöyle böyle yaşamaya çalışanlardan,"nefes alıyoruz işte"cilerden daha güçlüdür. yanlış anlamayın, kendimi yüceltmiyorum.zaten beni tanıyanlar bunu yapmayacağımı bilir.ben savunuyorum.kendimi ve dünyayı reddedenleri savunuyorum.beni yanlış tanıyanlar da oldu tabii.hatta ben kendi ailemin bile beni tam olarak tanıdığını sanmıyorum.yapabileceğim bir şey yok artık.zaten bir insanı tamamen anlamak imkansızdır. ***EKŞİ SÖZLÜK'TEN ALINTIDIR***... Devamı

Tükendim

2013-09-18 15:04:00

"Para bizden daha önemli değil hiçbir zaman" derdin bana hep.Öyle değilmiş demek ki... Para için beni kaybetmeyi göze aldığına göre öyle değilmiş işte.  "Biz" diye birşey de yoktu zaten hiç ya. Hep "sen" vardı. "Ben" zaten hiç yoktum. Öyle büyüktü ki problemlerin, benim para problemlerim de, varoluş problemlerim de, duygusal çalkantılarım da vakit ayırılamayacak kadar önemsiz kalıyordu. Senin sorunların çözülene kadar "ben" beklemedeydim. Bu sırada yaptıklarımın da bir kıymeti yoktu. Ne verdiğim paraların (paranın bir değeri yok ya... her ne kadar bazı zamanlar kendi hayatımdan yediğimden içtiğimden fedakarlık etmek anlamına gelse de...), ne sen başkasının olduğun için yalnız başıma ağladığım ama sana asla arıza çıkarmadığım gecelerin, ne seni düşünüp sen istemesen dahi arabayı sorgusuz sualsiz sana bırakmamın, aşkımın, herkesin bana aptal demesine rağmen başımı dik tutmanın acısının, ne aileme yaşattıklarımın, hiçbir şeyin kıymeti yok gözünde. Fedakarlık veya aşık olmak elbette karşılık beklemeden yapılan şeylerdir ama biraz kıymet verilsin istiyor insan, istemez mi... Yaşamla-ölüm arasındaki o ince çizgiye o kadar yaklaşmamın sebebi beni kaybetmenin bu kadar umrunda olmamasıydı. Tükendim... Gerçekten tükendim... Devamı

Jean Paul Sartre

2013-09-18 14:03:00
Jean Paul Sartre |  görsel 1

"Kendimi bırakmak, unutmak, uyumak istiyorum.'' Jean Paul Sartre Felsefe & Edebiyat Sayfamıza Buyrun; https://www.facebook.com/VeLuT.Paylasimlari ...Kaynak : velutpaylasimlari.blogcu.com Devamı

Utanç, Kabullenme, Yaşam, Ölüm, Aşk

2013-09-18 14:01:00

Artık kabullenmem lazım. Onun gözünde hiçbir değerimin olmadığını kabullenmem lazım. Ama bunu kabullendiğim anda utanç duvarına çarpıyorum. Bunu kabullenmek demek, yaşı geçkince, yalnız, enayi bir kadın olup kandırıldığımı kabul etmek demek. Bu utanç ile yaşayamam. Ne onun böyle bir adam olduğunu kabullenebilirim ne kendimin böylesine aptal olabileceğini kabullenebilirim. Böyle bir kadın olduğum ve böylesine korkunç bir adama aşık olmuş olduğum utancıyla asla ve asla yaşayamam, yaşamak istemiyorum. Hala yanılmış olabileceğim ihtimaliyle yaşıyorum sadece. Belki sadece bir insanın onun yüzünden hayatını kaybetmesinden korkmuştu ama geçen akşam oldukça endişeliydi benim için. Belki biraz olsun değerim vardır. Belki herşey sadece göründüğü gibidir. Belki ben fazla anlam yüklüyorumdur. Bir insan sevdiğini söylemiyorsa hareketleriyle belli eder değil mi? Hangi hareketiyle belli ediyor bana değer verdiğini? Hiç.  Yaşam ile ölüm arasında incecik bir çizgide durdum geçen akşam. Aşk ile nefret arasındaki çizginin tam yanındaki... Yaşamın kıyısından ölüme baktım, koca bir boşluk... En azından acı yok, utanç yok ama aşk da yok, sevgi de yok.  Tut beni yoksa düşeceğim diyordu şair. Tutmadın... Devamı

Karmakarışık

2013-09-16 13:50:00

Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar karmakarışık hissetmemiştim. "Artık yeter. Seviyorum ama artık bana zarar veriyor. Vazgeçmem lazım bu sevdadan. Bitti artık." dediğim noktada yeniden deli gibi aşık olmama hiçbir anlam veremiyorum. Kendimi tanıyamaz oldum. Kendime acı çektirmekten mi hoşlanıyorum? Neden vazgeçemiyorum beni sevmeyen bir adamdan? Nasıl bir saçmalık bu? Gitgide uçuruma sürükleniyorum sanki. Sonum olacak bu aşk. Kapıldım rüzgarına sürükleniyorum... Sanırım kurtulmak için çok geç... Devamı

Vicdan

2013-08-27 17:57:00

Evet, benim için hissettiği şey bu: Vicdan... Benden vazgeçemiyor filan değil. Bu şehrin peşini bırakmayacak olmasının sebebi de bu. Başıma gelenlerin sebebi olduğunu bildiği için vicdan yapıyor. Bu kadar basit. Benimki biraz saflıktı herhalde. Daha fazla birşeyler hissettiğini sanmak. Biraz da heyecan hissediyordu belki. Yeni bir ten, farklı bir beden. Onun dışında sadece bir hayaldi benimki. Bir zamanlar sevildiğim gibi, benim onu sevdiğim gibi sevilmek hayali. Bana sahip çıktığı anda aşık oldum. Onunki sadece vicdandı. Şimdi gözü arkada kalmasın diye bana sahip çıkacak başka birine emanet etmeye çalışıyor beni sanki. Telefon numaramı başka bir adama vermek ne oluyor, anlamıyorum ki... O telefonun çalmasını beklemekten bıktım usandım. Şimdi diyorum,şimdi çalacak. Sonra aklıma geliyor sevmediği. Bir an unutmuştum oysa... Deli gibi ağlamak istiyorum şu anda.Oysa ofisteyim ve florasanların soğukluğunun altındaa gözyaşları olduğundan da parlak görünüyor. Ondan ağlamamalıyım.  Devamı

Gizemli Adamın şifreleri ve yorumlar

2013-08-23 13:22:00

1. Şifre: Zamanla hayatımı tamamen değiştireceğim. Bugünden yarına değil elbet ama zamanla köklü değişiklikler yapacağım hayatımda... Şu anda beni bağlayan durumlar var. Zaten para durumu belli. Şu durumu bir düzelteyim. Sonrasında... Benim yorumum: Elbette bunları söylediği zaman da çok önemli diye düşünüyorum. Sevgilisi ile ilgili öğrendiği şeyler sonrasında söylemişti bunları. Ben de sanmıştım ki zorunluluklar yüzünden hala beraberler. Öyle değil mi? ama zorunluluklar ortadan kalkınca öyle olması gerekmeyecek. Yani artık sevmiyor. Ama öyle değilmiş anlaşılan. Hiç bu kadar basit değilmiş. Ona sorarsan bana hiç böyle bir ümit de vermemiş. Bana hep "ben içinde bulunduğum durum yüzünden şu anda bunları düşünemem" demiş. Herhalde ben çok sarhoştum yukarıdakileri uydurdum ne diyeyim... 2. Şifre: Bu şehrin peşini bırakmayacağım. Demeye çalıştığı: Seni sevmiyorum ama erkeklik gururum o kadar incindi ki bir gün bu bokun içinden çıkacağım ve buraya başım dik olarak geleceğim. O zaman herkes görecek benim nasıl bir adam olduğumu. O yüzden bu şehrin peşini bırakmayacağım. Senin nasıl hissettiğin hakkında zerre fikrim yok. Şu anda kendim öyle bir ruh hali içindeyim ki anlamaya da çalışmıyorum, daha doğrusu anlayamıyorum. "Senden vazgeçmeyeceğim" dememi beklediğin hakkında da en ufak bir fikrim yok. Sadece kendi derdimdeyim. 3. benim hissettiğim: Lanet olsun...Bir dakika kendi erkeklik gururunu, derdini, tasanı bırakıp benim ne hissettiğimi düşünür müsün? Senin için hayatımın içine ettim ve bunun senin için hiçbir anlamı yokmuş. Şimdi siktir git nereye gidiyorsan....... Devamı

Ne var ne yok diye aramıştım,sen bak işine

2013-08-22 17:59:00

Havadan sudan mı konuşacağız herşeyden sonra? Ben sana böylesine muhtaçken. Tek ihtiyacım olan " senden vazgeçmeyeceğim" ve "seni seviyorum"ken havadan sudan mı konuşacağız? - Nasılsın? - İyiyim.Sen? - İyiyim. Nasıl olsun. Naaptın? - Hiç. Çalışıyorum. Sen? - Hiç. Aynı koşuşturma işte. Neyse. Ben yine ararım. Bunun için mi açacaktım o telefonu? Daha ne kadar devam edeceğiz bu kandırmacaya? Herşeyi söylediğim o dakikada bana demiştin ya bunlar telefonda konuşulacak şeyler değil diye, haklıydın. Bekledim bütün gece gelirsin diye. Gelmedin. Bu kadardı işte değerim. Şehre bir indiğinde konuşuruz dedin bana. Herşey için çok geç artık. Sen bak işine... Devamı

Saklama beni kendine

2013-08-22 10:55:00

"Beni sevmeyeceksen, beni kendine de saklama" demek istedi kadın. Toparlayamıyordu ne sözcükleri ne de aklını. Kendini çekip kurtarması gerekiyordu bu girdaptan. İyice içeri çekiliyordu. Adamla birlikte dibe batıyordu. Adamı dışarı çekmek istemişti. Adam da istese, zamanında yardım etmesine izin verse yapardı da ama adam tek başına değildi ve izin de vermemişti zaten. Böylece birlikte sürüklenmişlerdi girdabın içine... Adam yüzmeyi biliyordu, en azından su yutuyordu ama boğulmuyordu. Kadın ise çırpınıyordu sürekli. Adam kendi derdindeydi. Kadın, yardım gelir diyordu ama biliyordu ki nasıl kendi girdiyse girdaba kendi çıkmalıydı. Adamı kurtaramazdı. Kendini kurtarmalıydı artık. Bazen gözünün önüne Piyano filminden ayağı piyanoya asılı denizin altında boğulmuş kadın görüntüsü geliyordu. Hissettiği tek duygu "huzur"du. İçinde bulunduğu girdabın huzur hissiyle uzaktan yakından alakası yoktu. Aşktı. Aşkta huzur yoktu. Yorgundu artık, çok yorgundu. "Yeter" demek istedi kadın, "beni sevmeyeceksen,kendine de saklama artık". Hala çırpınıyordu. Adam girdabın içinde elini tuttu, kadın belli belirsiz bir gökyüzü görüyordu. Devamı

Yerine sevemem

2013-08-21 23:46:00

Dünya üzerinde yazılmış en güzel aşk şarkılarından biri sanırım bu. Şu anda da benim durumumun özeti gibi. Yerine sevemem... Zaten hiç benim olmamış bir adam için bunca üzülmenin anlamı da yok aslında da asıl üzüldüğüm hiçbir anlam ifade etmemiş olmam. Ne bir dost, ne bir sevgili... Hiçbir şeyi olamamış olmak, onun için bir hiç olmuş olmak... O benim için herşey iken... Devamı

Peşini bırakmayacağım bu şehrin dedi adam

2013-08-21 21:57:00

Yine üstü kapalı laflardan biriydi. Anlaşılmıyordu ne demek istediği... Ne demekti "peşini bırakmayacağım bu şehrin"? Duygusal bir patlamanın, bir krizin ardından kadına söylemişti bu cümleyi. Kadın ikiniz birbirinizi seviyorsunuz ve sen beni asla sevmeyeceksin. Öyleyse bu ilişkinin içerisinde benim ne işim var? Ben de sevilmeyi hakediyorum. Ben de beni sevecek birini hakediyorum diyordu ve bunun üzerine adam "Bu şehrin peşini bırakmayacağım" demişti. Açıkça "Senden vazgeçmeyeceğim" bile diyemiyordu galiba. Kadın yine de adamın bunu demek istediğinden bile emin olamıyordu. Adamın derdi belki de gerçekten sadece şehirleydi. Kadını da şehirle özdeşleştirmiş olabilir miydi? Sanmıyordu. 10 yıldır bu şehirdeydi. Kadını ise sadece 3 yıldır tanıyordu. Duygularını ifade edemeyen bir adam da değildi. Kadın adamın telefonunu karıştırdığında mesajlarda çok net olarak görmüştü adamın duygularını ne kadar güzel ifade edebildiğini. Sevdiğini de söyleyebiliyordu. Hatta edebi bile olabiliyordu yazdıklarında. Öyleyse gerçekten şehirden mi bahsediyordu? Yine sorularla ve gözyaşlarıylaydı kadın. Kendini yalnız ve değersiz hissediyordu. Yeni bir sayfa açması ve yürüyüp gitmesi gerektiğini biliyordu ama geceydi ve çok canı yanıyordu. Devamı