"sorry you have just dropped your smile over there"

2014-12-03 17:29:00

Madrid'de sokakta dolaşırken yanıma bir genç yanaştı ve bana İspanyolca birşeyler söylemeye başladı.Ben İspanyolca bilmediğimi İngilizce söyleyince, İngilizce olarak devam etti. Arkamdaki yeri göstererek "Sorry you have just dropped your smile over there" (afedersiniz az önce şurada gülümsemenizi düşürdünüz) dedi. İstemsizce arkama dönüp bakarken yüzüme kocaman bir gülümseme yayıldı. İnsanları gülümsetmek işte bu kadar kolaydı... Devamı

Hiçbir şey....

2014-12-02 13:55:00

Bundan sonra kimse için hiçbir şey yapmamaya karar verdim. Kimse parasız kaldığında para vermeyeceğim, kimsenin doğumgünü için özel birşeyler yapmayacağım, kimse üzülmesin, kırılmasın diye uğraşmayacağım. Hiçbir şey ama hiçbir şey yapmayacağım. İnsanların doğumgünü mü var, telefon açar kutlarım, hatta facebooktan kutlarım. Parasız mı kaldılar, umrumda değil, ne yaparlarsa yapsınlar. Zira herkes bana aynen böyle davranıyor. En yakın arkadaşım doğumgünümdeki akşam yemeğine gelmiyor (kayınbiraderi ve eşi her cuma olduğu gibi bu cuma da onlara gelecekmiş). Kartal desen cuma akşamı dersten sonra Bursa'ya gidecekmiş, gelemezmiş. Şu ismini Gizemli Adam koyduğum orospu çocuğu 7 gün önce para yatıracaktı, hala bekliyorum... Ben ne kadar iyi olursam o kadar düdükleniyorum. Ben hakediyorum herhalde diye düşünüyorum bazen bunları... Ne kadar iyi olursam, o kadar hakediyorum herhalde böyle davranılmayı... Kimse için özel olamıyorum, kimse işini gücünü bırakıp bana zaman ayıramıyor. Enayinin tekiyim. Kendimden de bu hayatın adaletinden de nefret ediyorum. Devamı

Haftaya benim doğumgünüm

2014-11-28 11:55:00

Ve ben kendimi yine 17 yaşımda gibi hissediyordum. Doğumgünümden bir hafta önce kimse hatırlamayacak diye bunalıma girerdim. İşte yine aynı hissediyorum. Kartal buralarda olmayacağını söylüyor, diğer dostlarım çoluk çocuk derdinde zaten. Yine geçen seneki gibi doğumgünümde akşam yemeğinde kurufasülye olacak gibi geliyor. Bu da beni inanılmaz üzüyor çünkü ben insanların doğumgünlerine çok önem veriyor, özeniyorum. Aynı önemi ve özeni haketmiyorum da yapmıyorlar diye düşünüyorum. Sevilmek ihtiyacım neden bu kadar fazla? Herhalde yıllardır bir sevgili dahi edinemediğimden ve yaşadıklarımdan sevilmeyi haketmeyen biri olduğumu düşünüyorum. Ondan hep beni sevmesine muhtacım insanların... Çok yoruldum, çok sıkıldım, çok mutsuzum...  Devamı

onunla konuşmalar

2014-11-25 15:55:00

Farkında mısın bilmiyorum. Çok yalnızım. Cuma akşamı işten çıktıktan sonra arayacağım bir tane insan yok. Herkes bir şeklide hayatını kurdu. İş-güç, aile, çocuklar derken insanların arkadaşlarına ayıracak pek vakti yok. Bir de 2 yıldır yaşadıklarımı düşününce... Dinlediğim, maruz kaldığım yalanları bir bilsen ağzın açık kalır. Yine de insanlara inandım, güvendim. Herşeyin bir kandırmaca olduğunu anladığımda bu olayın beni değiştirmeyeceğini söyledim. Ben yanlış birşeyler yapmamıştım, sadece yanlış insanlar için yapmıştım. Ama olanlar beni istemsizce değiştirdi. Hiç kimseye güvenemez oldum. Sürekli birilerinin beni kandırmaya çalıştığı, bana oyun oynadığı hissinden bir türlü kurtulamıyorum. Eskiden kimsenin yalan söylediğini düşünemezken,şimdi kendi doğrularımdan bile şüphe eder oldum. Sevilmeye, değer verilmeye layık olmadığıma karar verdim yaklaşık 1 sene önce. Kim beni niye sevsindi ki... Aptal, enayi, çirkin, şişko bir kızdım. Bir anda sanki çevremde kimse kalmamıştı. Yapayalnızdım. Bir gün sen gülümsedin bana, dertleştin benimle, yapayalnız da olmadığımı farkettirdin. Sonra sevdin beni bir gece, çirkin ve şişko bir kız olmayabileceğimi kanıtladın. “annemle-ablam neredeyse benim için, benim hayatımda, sen de oradasın” dedin bir gün, sevilmeye, değer verilmeye layık bir insan olduğumu hissettirdin. Hayatımdaki boşluğu doldurdun böylece. Artık yalnız değildim. Sen vardın. Ve hep olacaktın. Bir şekilde... Nasıl olursa olsundu.. Dost, arkadaş, sevgili... Dün olanlar en başa döndürdü beni, yalnız, aptal, enayi, çirkin, şişko bir kız oldum yine. Kim beni niye sevsin ki... Komplo teorilerine de geri döndüm. Sonuçta daha yeni Denizliden dönmüştün. Kapris gibi geliyor olabilir sana bunlar, “hallerim&rdquo... Devamı

İçimdeki güvensizlik

2014-11-25 11:15:00

Sonunda anladığımı sanıyorum dün akşam beni neden yanında istemediğini... 12 yaşından daha olgun olmayan Özge dün oradaymış çünkü. Bir kadın, yalan söylediği ortaya çıkar ve yüzüne vurulursa, artık istenmediği ayan beyan söylenirse yine de gurursuz, onursuz olur, adamın peşinde dolaşmaya devam eder mi? Etmez. Onun için ya o kız yalan söylemiyordu, ya da artık istenmediği filan yok, adam gayet de memnun bu durumdan... Şu 2-3 senedir yaşadıklarımöyle güvensiz bir insan yaptı ki beni, inanılmaz komplo teorileri türetebiliyorum. "M" ile Kartal'ın oyunuymuş mesela bu. Kartal beni kendine aşık edip sonra beni başkalarına küçük düşürecek, yıllardır aslında başka bir kadınla olduğunu söyleyecek, bana aşk ve ihanet acısı yaşatacakmış. Aslında Özge'yle birlikteymiş. Ben de aptal gibi bu tuzağa düşmüşüm... İşte böyle çeşit çeşit senaryo yazabiliyorum. Belki de bunların hiçbiri değil. Ama ya öyleyse... İşin garip tarafı da ne biliyor musun? Artık sanki pek acı çekmiyorum. Sadece üzülüyorum. Tekrar tekrar aynı şeyleri yaşamak, insanlar tarafından hayalkırıklığına uğramak çok yoruyor beni. Ben anladım ki ben ne kadar iyi olursam, ne kadar çok verici olursam o kadar üzüleceğim, yorulacağım, yıpranacağım. Bir odaya kapanıp, dışarı hiç çıkmamak istiyorum. Kimseyi duymak, görmek istemiyorum.  Devamı

Canı cehenneme diyesim var

2014-11-24 17:05:00

Zaten 3 gündür uzaktaydı,yoktu. Bugün hava da soğuk, motosikletle gitsin istemiyorum taaa anasının dinine. Zaten geceye gidecekmişiz gibi kıyafetlerimi filan yanımda getirdim. Diyorum ki erken çıkalım, seni ben bırakayım arabayla, hiç alma motoru filan. Neymiş beni saatlerce orada mı bekletecekmiş, olmazmış, zaten gece en erken 12'de 1'de bitermiş, sonra çorbacıya gidilirmiş, hadi çorbacıya gitmesinmiş ama o saate kadar beni oralarda bekletemezmiş. Duyan da sanır ki ben dans etmiyorum, bütün gece mal gibi bir köşede bekleyeceğim. Geceye gitmemi istemediği o kadar belli ki... Sonra diyor ki "ama geceye gel". Birşeyler karıştırmıyorsa ne olayım... Naaparsa yapsın... Şaka gibi ya... Ben adamı düşüneyim, üşümesin etmesin, adam bariz şekilde beni istemesin! Kendi bilir... İyice götünü kaldırdım adamın. Ne hali varsa görsün... Bunları diyorum ama ben olacağı biliyorum. Akşam eve gidip zırıl zırıl ağlarım yine. Hiç iyi değilim bugün... Devamı

Başlıksız

2014-11-21 10:59:00

Ne başlık atacağımı bir türlü bilemedim. Bazı insanları sinir olacağıma hayatımdan çıkarmaya karar verdim. Ne diye katlanıyorum ki bu insanlara? Özge, out! Yalancının, üçkağıtçının teki. Zaten o saçını ordan oraya, burdan buraya attırması da yeterince sinir bozucu... Kartal'ı bu kadar sahiplenmesini ve sürekli götünün dibinden ayrılmamasını saymıyorum bile... Kartal üç gün uzak olacak benden. Gizemli adam ve kaşar sevgilisi ile birlikte olacak tam 3 gün. Doğruyu söylemek gerekirse kıskanıyorum. Bensiz eğlenmesin istiyorum. Olgunluktan çok uzak bir düşünce olduğunu bilmeme rağmen bu duygudan kurtulamıyorum. Benden bu kadar uzakta olduğunu bilmek onu şimdiden özlememe neden oluyor. Geçen gece yaşananlar beni inanılmaz huzursuz etti. Ortalıkta dönen dedikodunun, yalanın haddi hesabı yok. Bunun bizim ilişkimizi etkilemesine izin vermeyeceğim. Şu adı konmamış ilişki... Ne arkadaşız, ne sevgili... Ne olduğumuz belli değil. Çoğu zaman "amaaan böyle mutluyum. Böyle güzel işte" diyorum ama bazen neden sevgili olamıyoruz diye kendi kendime çemkiriyorum. Benim de ne yaptığım belli değil... Göklerden midir, yıldızlardan mıdır bilmem, bir dengesizlik, bir ne yapacağını ne hissedeceğini bilememe halleri. Mutlu muyum, mutsuz muyum bilmiyorum. Aşık mıyım, değil miyim onu bile anlamıyorum. Günler böyle geçip gidiyor işte... Devamı

Ben aşık değilim!

2014-11-18 15:13:00
Ben aşık değilim! |  görsel 1

Birkaç gün öncesine kadar hep inkar ettim ona aşık olduğumu...Kuzen sorup duruyordu "Kızım sen bu çocuğa aşık mısın" diye ben de "Yok değilim ama aramızda bir cinsel çekim var. Bir de arada sırada "ben seni çok seviyorum yaaa" diyesim geliyor" diye cevap veriyordum. İyiden iyiye hatta inandırmıştım kendimi aşık filan olmadığıma... Bir türlü elde edememiştim ya ondan takmıştım kafayı, aynı yatakta yatıp benimle sevişmiyordu ya, ondan bir türlü vazgeçemiyordum, falan filan. Sonra birkaç gün önce kuaföre gitmek için arabayla ofisten çıktım. Kırmızı ışıkta beklerken, onun kokusunu duymaya başladım. Üzerime kokusu mu sinmişti? Arabaya mı sinmişti? Hani ben aşık değildim? Nerden çıktı şimdi bu? Birkaç gündür görmemiştim. Kimse kimseyi aşık değilse birkaç günde özlemezdi, durup dururken kokusunu duymazdı. Kahretsin, herşey için çok geçti. Ben aşık olmuştum. Özge'ye de bu yüzden gıcık oluyordum. Yanımda ayen beyan benimkine yazıyordu ve benimki de gayet yüz veriyordu. Kız daha 22 yaşındaydı. Aralarında gerçekten ne olduğunu bir türlü çözemiyordum. Gerçi 12 yaşındaki bir çocuk kadar olgun olan bu kızla sadece gençliği için birlikte olmak istiyorsa olsundu. Bu kadar sığ olabiliyorsa benim bu adamla ne işim vardı. Sonra sabah Günaydın mesajı geldi. Gece de iyi geceler. Ben aşıktım da o ne hissediyordu? birşey hissediyor muydu? Benimle neden sevişmiyordu? Sonra bugün günaydın mesajı gelmedi. Saat 15:00 oldu. Kuzen'in dediği gibi sonunda üzülen yine ben olacaktım. Aşk artık buradan çekip gitmeliydi... Devamı

Yarın yok ki...

2014-11-18 13:51:00
Yarın yok ki... |  görsel 1

Geçen gece bir rüya gördüm. Rüyadayken herşeyin gerçek olduğunu taa yüreğinizde ve hücrelerinizde hissettiğiniz rüyalardan biriydi. Annem ve babam beni karşılarına alıp kanser olduğumu ve artık son evrede olduğundan tedavi edilemez olduğunu ve yaşayacak çok az zamanım kaldığını söylüyorlardı. Annem gözyaşları içinde... Demek diyordum o yüzden kendimi hep yorgun hissediyordum. Hep başım ağrıyordu, başım dönüyordu. Çocukluğumdan beri hep güvendiğim, inandığım dostlarıma "Size söylemem gereken önemli birşey var" diyordum. Biri sürekli senaryo yazıyordu. "Ah" diyordu "yoksa yeni biriş mi buldun? Şehir mi değiştiriyorsun? Belki de evleneceğini söylersin, biz de şuracıkta şaşkınlıktan bayılır kalırız". Ben sonunda neşeli sesini keserek "Ben kanserim ve ölüyorum" diyordum. Önce sessizlik, sonra şaşkınlık, inkar ve son olarak hüzün. O neşeli olan ağlamaya başlıyordu. Kuzen hep sessiz ama gözler buğulu. Sonra Kartal'a nasıl söyleyeceğimi düşünüyorddum. Onu görüyordum, neşeli. Nasıl söylerim diyordum, çok üzülecek... Sonra kendim için üzüldüğümü hatırlıyorum. Daha gençtim, 40 yaşında bile değildim. Sonra hiç annelik duygusunu tadamamıştım, bir çocuğum olmamıştı. En azından Kuzen'in oğlu vardı ama onun da büyüyüp nasıl bir adam olduğunu hiç göremeyecektim. Büyüdüğünde beni hatırlamayacaktı bile. Keşke daha çok sevseydim, daha çok sevişseydim, daha çok gülseydim. Uyandığımda saat sabahın 5'iydi. İnanılmaz üzgündüm. Bir süre yatakta ağladım. Sonrasında bir türlü uyuyamadım. Ne anlamsız bir hayat yaşadığımı düşünüp durdum. Sevmediğimiz işlerde ç... Devamı

Yeter artık, sen hiç sevmedin...

2014-10-30 19:34:00
Yeter artık, sen hiç sevmedin... |  görsel 1

Çaresizliğimin tavan yaptığı yerdeyim. Geçen geceden başlayayım. Daha önce birlikte olduğum ve hoşlandığım adam ile aynı yatakta yattık ve hiçbir şey olmadı. Zaten yıllardır çok kilo aldığım için kendime olan güvenim yerlerde sürünüyordu, artık zerre kalmadı. Bu sebeple kendimi çirkin bir kadın olarak gördüğümü de ona söyledim. İsterdim ki "ne alakası var. sen güzel bir kadınsın." desin ama yanıt sadece suskunluk oldu. 'Susmak kabul etmektir' aforizmasının doğru olmadığını söylemek isterdim ama şu aşamada tamamen doğru olduğunu düşünüyorum. Dün akşam geceye gitmedim. Biliyorum ki başka bir kız geceye gelmediğinde telefon açıyor, mesaj atıyor, yani kızın olmadığını farkedip gelmesini sağlıyor. Benim yokluğumu farketmeyeceğinden çok emindim. Gece baktım, aramış. İçim umut doldu. Dedim benim yokluğumu farkedip aramış. Ne kadar saf oluyorum bazen... Sabah aradı. Bugün arabaya ihtiyacı varmış da akşam ondan aramış. Yetti artık. Gerçekten yetti artık. İnsanların beni iyi niyetim için kullanmasından bıktım. Benden hoşlanmıyorsa neden benimle oluyor, neden beni sebepsiz yere öpüyor? İnsanlardan da bu adamdan da çok sıkıldım. Buralardan çekip gitmek istiyorum. Şu anda avaz avaz Mor ve Ötesi'nin Yeter Artık şarkısını söyleyip ağlamak istiyorum. "Yeter Artık, Hiçbir şey eskisi gibi değil, yeter artık, aslında sen hiç sevmedin" Bu hayattan nefret ediyorum... Devamı

Migren

2014-10-24 01:23:00

Allah düşmanıma vermesin böyle bir belayı... Arkadaş nasıl bir ağrı, ne gudubet bir hastalıkmış bu. Bir insanın 10gün boyunca başı ağrır mı ya?! Bir avuç dolusu ilaç yutuyorum da anca bugün ağrım yok denecek kadar az. Geçen hafta çok sıkıldım, çok sıkıntı yaptım herşeyi biraz da ondan oldu herhalde. İş yerindeki şu gıcık müdür araba alacak, sanki biz müdür değiliz, bize birşey yok. Bu olaya bir sinirlendim. Sonra asıl en önce benim öğrenmem gereken şeyleri başkalarından duymaya başladım (sadrazamın sol taşağıyım ya ben, sanki hiçbir şey beni ilgilendirmiyor). Bu da kendimi gereksiz, yararsız, işe yaramaz hissettirdi. Geçen hafta o karının benim şehrime gelip, benim adamın evinde kalması da canımı sıktı. Sonra benim adamın bana abuk subuk davranması da üzerine tuz biber ekti. Sonra adamla konuştuğumda bir de kavga ettik filan. Hepsi birikip üzerine hormon değişikliği ve lodos ekleninceeee Bingo! Migrene hoşgeldin... Bakşu saat oldu hala nasılsın demek için aramadı. Adamın s.kinde değilim de işte, benden hoşlanıyor diye düşünmekte inat ediyorum. Sanki dünyada kalan son adam anasını satıyım... Hayatımda çok radikal değişiklik yapmak istiyorum. Gidiyim dönmeyeyim. de nereye? Çok sıkıldım be blog. Devamı

Kıskançlığın yakıcı gücü...

2014-10-13 22:00:00

Bu küçümsediğim, kötülediğim, nefret ettiğim duygunun kör kuyusunda ateşler içindeyim günlerdir. Kıskanıyorum. Hatta kıskançlıktan delirme noktasına gelmiş durumdayım. Aşık olmadığım ama kendimi yanında mutluluktan uçar gibi hissettiğim o adam yüzünden... Nereden başlasam bilemiyorum çünkü kıskançlığımın herhangi bir sınırı yok bu günlerde. Bir tane kız var, bunu sürekli arayıp soruyor, FB'ta profilini bununla birlikte çekilmiş bir fotoğraf yapmış. Oldukça eminim aralarında birşey olduğundan. Kendimi kaybetmeyeyim, kıza saç baş girmeyeyim diye zor tutuyorum kendimi mesela. Sonra o O.ospu var, kendisini çok iyi arkadaşıymış gibi lanse eden ama benim adam bilmiyor ki bu karının ne kadar o.ospu olabildiğini. Zira bu kadın, kendisiyle ilgilenmiyormuş görünen ne kadar adam varsa, onlara kendini beğendirmek için yapmayacağı numara yok. Adam gay olsa, bu da çakmasa davayı, soyunur adamın koynuna girer. Bunlar elbette kendine güvensizlik ve eziklik belirtileri kadındaki. Benim olayım kadın değil zaten. Şimdi benim adam bu karı ile sadece arkadaş ya, bir de geçen akşam aynı evde kaldılar ya, ben çok eminim bu karının benim adama yavşadığından da benimkinin ne tepki verdiğini kestiremiyorum. Benim adam dediğim adam aslında benim olmadığından kaynaklanıyor bunlar. Geçenlerde dudağıma sımsıcak bir öpücük kondurduğu için benden hoşlandığı sonucuna varmıştım oysa... Cuma akşamı itibariyle ise bana karşı birşey hissetmediğine bahse girerim. 4-5 dk. süren bir şarkı boyunca sadece benimle olamadı. "Oraya buraya mavi boncuk dağıtayım" gibi berbat bir cümle kurup, benimle dans ederken, benden başka herkesle ilgilendi. Oysa 4-5 dakika boyunca dünyada sadece ikimiz olalım istemiştim ben. Çok şey istemişim. Çok şey beklemişim. Gecenin fotoğrafl... Devamı

Bir hayat ki sanki hiç yaşanmamış gibi...

2014-10-13 21:44:00

Bazen düşünüyorum da bugün garip bir kazada ölsem, ne yazacaklar haber olarak? Hangi fotoğrafımı koyacaklar? Hangi en son tweet'imi yayınlayacaklar yada video'mu? Düğünde mutlu mesut çakkıdı çakkıdı oynarken çekilmiş bir tane videom yok. Hazırda bekleyen bembeyaz bir gelinliğim yok, "annesi mürvetini göremeden, hep hayalini kurduğu bembeyaz gelinliği giyemeden göçtü" diye haber yapsınlar, böyle acıklı "ölümden başkası yalan. Ağlarsa anam ağlar" tweetlerim de yok. Geride bırakacağım gözü yaşlı çocuklar, torunlar yok. Yaşım da 37 yani daha hayatının baharında gencecik bir kız da değilim. Daha mı az üzücü olacak benim bu hayattan göçüp gitmem? Daha mı kabullenilebilir ölümüm? kimsenin öyle çok da gözyaşı dökmesine değmeyecek değersiz bir yaşamım mı var? Amaaan genç de değilmiş, çoluğu çocuğu da yokmuş, hatta geride bıraktığı bir sevdiceği bile yokmuş,hayatını da yaşayacağı kadar yaşamış zaten, öldüyse ne olmuş yani bir durum mu olacak ölümüm? Görünüşe bakılırsa öyle olacak. "Ağlarsa anam ağlar" gerçek olacak, vücud bulacak. Bazı günlerden geriye bir tane fotoğraf yok, sanki o gün hiç yaşanmamış gibi, sanki ben o gün orada hiç olmamışım gibi... Bir hayat ki sanki hiç yaşanmamış gibi... Devamı

Sımsıcak bir öpüş kaldı, dudağımda sen giderken....

2014-09-30 20:31:00
Sımsıcak bir öpüş kaldı, dudağımda sen giderken.... |  görsel 1

Ağacın altında, ayrılmadan hemen önce dudağıma sıcacık bir öpüş kondurdu. Onun için ne anlamı olduğunu bilmiyorum, belki de hiç konuşulmayacak ve ben hiç bilemeyeceğim. Ama benim için çok özeldi. Uzun zamandır değer verilmediğini hisseden benim için belki bir aşk öpücüğü olmayan bu öpücük yine de çok sıcak, çok içten ve çok değerliydi. Her ne kadar sonra bana "Gitme, benimle kal" demesini istediysem ve o demediyse bile... Yine gece yatağımda yalnız uyudum ama içim hala sıcacıktı, öpüşünden hala yanan dudaklarım gibi... Küçücük bir öpüştü,belki bir anlamı bile yoktu onun için ama ne önemi var ki onun için ne anlamı olduğunun, beni böylesine mutlu ettikten sonra... Devamı

Evlenilecek insana aşık olmak

2014-09-23 03:02:00

Dün ilginç bir sohbet konusu Aşk'tı. Ben hala aşk evliliklerine inanırken, arkadaşım 30 yaşını geçmiş 100 kişiden 99'unun mantık evliliği yaptığını söyledi. Büyük ihtimalle söylediği doğru ama ben hala sırılsıklam aşık olup evlenmek istiyorum. Neden olmasın ki... Mucizeler sen inanırsan gerçekleşir hem,öyle değil mi? Konu uzadıkça arkadaşımın bir diğer savını öğrendim. Ona göre 30'una kadar herkes önüne gelene aşık olurken, 30'undan sonra sadece bilinçaltında yatan nedenlerden dolayı evlenebileceği insanlara aşık oluyormuş. Bu yine insanların %99'u için geçerli olabilir ama benim için öyle olduğunu sanmıyorum. Öyle olsaydı ne Hiç Aşık Olmamış Adam'a ne de Gizemli Adam'a aşık olurdum. Zira ikisi de evlenilecek tipte insanlar değildi benim için... Yine de kafamı kurcalamadı değil söyledikleri... "Kartal"a bu sebeple mi aşık olmadım diye düşünüp duruyorum dün geceden beri... Acaba kendimi frenlemesem, aşık olsam, ne olur diyorum. Sonra diyorum ki gereksiz yere acı çekeceğim. Dertsiz başıma dert mi alacağım şimdi... Karşılık bulamayacağım da kesin zaten. Böyle düşüne taşına aşık mı olunur anasını satayım... Devamı