Kadın dünyanın her yerinde kadın...

2016-08-23 10:58:00
Kadın dünyanın her yerinde kadın... |  görsel 1

Yıllık izin dönemimde 2 haftayı birlikte geçirdik. Evde normalde bir kadın yaşamadığından bir sürü düzenleme, temizlik, ütü vs. işi vardı. Sevgilim öğlenleri de yemeğe geliyordu. Neredeyse 2 hafta boyunca çamaşır, ütü, temizlik, düzenleme, yemek ile uğraştım. Babası ameliyat sebebi ile hastanedeydi. 2 gece babasına refakat etmek zorunda kaldı ve tabi ertesi günü hep uyudu. Bu sırada enseden başlayan ve geçmek bilmeyen bir baş ağrısı problemi baş gösterdi. 4. günün sonunda acil servise gtmek zorunda kaldık. Onca ilaca rağmen geçmiyordu. 2. hafta anneleri çocuklara 2 gün bakmamızı istedi. Elbette sevgilim işteyken çocuklara ben bakacaktım. O gün çocuklar kahvaltı etmediler. Öğlen yemeğine ne istiyorsunuz diyorum, bilmiyoruz diyorlar. Mantarlı risotto yer misiniz diyorum ikisi de suratını buruşturuyor, kıymalı makarna diyorum, biri "ıııyyy ben yemem onu" diyor, risotto diyorum diğeri "ıııyyy ben istemem" diyor. Ne yapacağımı blmez haldeyim. Zaten italyan mutfağını pek iyi bildiğim söylenemez... Bu sırada evde yemek olsun diye, öğlene sevgilim de gelecek diye bezelye yemeği yaptım, etsiz. Bir de dolapta buğday buldum. Buğday salatası yaptım. Bana göre bizim için yemek var. Sevgilim eve geldi, "benim çok başım ağrıyor" diyerek kendini koltuğa attı. Çocuklara ne yemek yapayım hala bilmiyorum. Sonra yanına gittim, dedim "sana göre yemek var ama çocuklara ne yapacağım bilmiyorum. Biri birşey yemiyor, diğeri onun yediğini yemiyor" bana dedi ki benim başım ağrıyor yap birşeyler yesinler. Makarna filan..." Ben de makarna yaptım zaten 2 dakikada oluyor ama küçük dedi ki ben onu yemem, risotto istiyorum. Bir de bana da demiyor babasına söylüyor. Babası kıymalı olur mu dedi, ben de buğday risottosu var ama dedim. Neyse ki olur dedi. Sevgilim kıymayı ısıtıp buğdaya kattı. Benimki bana dönüp, iyi de bana yemek olarak ne var ben onu anlamadım dedi. Dedim bezelye var, buğday salatası var. İstersen bezelyeye ton balığı filan kat. Ama oldukça bozuldum yani. Sanki ben hiçbir şey pişirmeyip öylece oturmuşum.... Sonra evden gittikten sonra mesaj attım. Bazen benim türk olduğumu ve italyan mutfağını çok da iyi bilmediğimi unutuyorsun; hem çocuklar da çok kolay değiller yemek konusunda. Bir daha surat asmadan bunları bir düşün istersen dedim. Bana sen birşey yapmadın, benim çok başım ağrıyor yazdı. Ertesi günü nasıl yorgunum. Kalktım, yine çocuklar, temizlik, çamaşır, ütü... Yan komşuyla selamlaştık kapı önünde. Ayaküstü konuşurken dedi ki Silvia burnun kanıyor. Durup dururken... Dedi dinlen biraz. Dedim nasıl? Birazdan adam öğlen yemeğine gelecek, yemek yok. Bir ılık duş aldım. Sonra makarna suyu koydum. Kıymalı makarna, önceki günden bezelye var. Hala buğday salatası... Domates doğradım biraz da et çıkardım. Benimki geldi, ona anlattım dedim biraz başım dönüyor bir de burnum kanadı durup dururken. Tepki yok. O gün akşamüstü buluştuk. Sohpet nereden döndü bilmiyorum ama 2 gündür çocukların yanında suratım 2 karış geziyormuşum. Eve geliyormuş öğlen evde yemek yokmuş, bir de çocukların ne yiyeceğini bile o düşünüyormuş. Başı ağrıyormuş ve çocuklar benim problemimmiş. İnanamadım. Bana "ben eve temizlik, çamaşır, ütü, yemek için kadın aramıyorum. Kendim herşeyi hallediyorum zaten" diyen adam öğlen gelince evde neden yemek yok diye çemkiriyor, evde de yemek olmasına rağmen.... Bir tartıştık ki akıllara zarar...Dedim ben beceremiyorum. Daha düne kadar bekar bir kadındım, şimdi 2 çocuk ve sen varsın, demek ki beceremiyorum. Beceremiyorum demek kolaya kaçmakmış... Ben ağlıyorum, o ben ağlıyorum diye sinirleniyor. O sinirlendikçe ben daha çok ağlıyorum. Sonra kimse ne özür diledi, ne konuyu açtı bir daha... 2 hafta ev kadınlığı yaptım, bir kere ne yemek için güzel olmuş dedi, ne teşekkür etti yaptıklarım için... Kırıldım. Birşeyler değişti sanki ilişkimizde o tartışmadan sonra. Avrupa'da da olsa Türkiye'de de kadın her yerde kadın... Tüm ev işleri kadına bakıyor işte... Karşılığında bir öpücük, bir teşekkürler, bir güzel söz bekliyoruz ama nafile... 2 hafta bitip ben eve döndükten 2-3 gün sonra bana bir mesaj ile sana teşekkür etmem lazım, bana çok yardımcı oldun geçen 2 haftada dedi. Tam da ben adamın lugatında teşekkürler, özür dilerim cümleleri olmadığını düşünmeye başladığım sırada... Bilmiyorum eskisi gibi olur muyuz, yoksa gerçekten değişti mi birşeyler... Evlilik böyle birşey sanırım. Belki de çok heveslenmemek mi lazım?

27
0
0
Yorum Yaz