Evlilik Sorunsalı

2016-07-26 15:29:00
Evlilik Sorunsalı |  görsel 1

Geçen cumartesi ilişkimizin tam bir senesi doldu.

Patronum ve iş tanımım değiştiğinden eskisi kadar sık gidemiyorum İtalya'ya... Sadece tatiller ve birkaç iş gezisi... Bizi oldukça kötü etkiledi tabi. Bu sırada benimle birlikte yaşamak istediğini söylediğinden ben de patronuma italyaya transfer olmak istediğimi söyledim. Değerlendireceklermiş. Tabi bu arada zerre güvenmediğimden kendisine, İtalya'da iş bakmaya başladım.

Bir sene içerisinde birkaç kere evlilik konusunu konuştuk. Orada evliliğin yasal olarak çok büyük sorumluluğu varmış, beni sevdiğini kanıtlaması için evlenmesi gerekmiyormuş, birlikte yaşamanın ne farkı varmış zaten, bana hayır demiyormuş ama evet de diyemiyormuş. Bir birikte yaşamaya başlayalım sonra düşünülürmüş. Dedikleri mantıksız değil ama ben bu konuda sıradan bir kadın profili çiziyorum. Evlenmek istiyorum. O beyaz gelinliği giymek, o yüzüğü takmak, o düğünde göbek atmak, o balayına gitmek istiyorum. Elbette evlilik düğünden ve gelinlikten ibaret değil. Tüm o sorumlulukları zaten birlikte yaşamaya karar verdiğinde de almış oluyorsun. Tüm sıradan kadınların istediğini istediğimden de mantıksız (!) davranıyorum. Adamın beni sevdiğini biliyorum ama bu sorumluluğu alacak kadar sevmiyor işte diye düşünüyorum. O noktada tüm eski depresyon düşüncelerime geri dönüyorum: Kimse beni hayatının sonuna kadar sevilecek bir kadın olarak görmüyor. Sanki bu hayatta tüm kadınlar aile kurmaya layık, bir ben değilim. Benim neyim yetersiz, neden evlenilecek kadın olamıyorum hiçbir adamın gözünde? Başka türlü düşünmeye çalışıyorum ama başaramıyorum. Bu yüzden de kırgın oluyorum ona karşı.

Nisan ayında büyük kızın bir töreni vardı. Sadece o törene katılabilmek için gittim. Kıyafetiydi, uçak biletiydi, dünyanın parasını harcadım. Kızların annesi benimle aynı ortamda olmak istemiyormuş, biz bir aile değilmişiz sonuçta, bu sebeple tüm aile olarak onlar öğle yemeğine giderken, ben gidemeyip evde kaldım. O kadının ne düşündüğü zerre umrumda olmadığından kafama hiç takmadım. Beni yaralayan şey başkaydı... Tören sonrasında biz de (sevgilim, kızlar ve ben) aile olarak bir fotoğraf çekilelim istedim. Benim sevgilim böye şeyleri akıl edebilen incelikte bir adam değil. Bozulmadım. Yanına gidip, biz de bir fotoğraf çekilsek ya kızlarla dedim. Şimdi değil de sonra çekilelim dedi bana. Sonra? Elbette sonra hatırlamadı bile. Kızların annesi ve kızlarla bir düzine fotoğraf çektirdi ama bizim bir kare bile fotoğrafımız yok o günden. O zaman sorguladım gerçekte ne istediğini. Dedim sen emin misin benimle bir aile kurmak istediğinden? Ufacık bir şey unuttu diye ne kadar çok büyütüyormuşum. Hala açık o yara kalbimin bir yerlerinde...

Geçen bayramda kızlarla birlikte tatile gittik. Daha bir aile gibi hissederim gibi düşünmüştüm gitmeden önce ama öyle olmadı. Eksik olan ne bilmiyorum.

Ben asla kızların annesi olmayacağım. Zaten bir anneleri var, bana ihtiyaçları yok ama sonuçta kızların tüm sorumluluğunu almış olacağım. Ben böylesine büyük bir sorumluluğu üstlenirken o neden bir evliliğin sorumluluğunu üstlenemiyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Kafamda deli sorular... Kırgın hissediyorum hala daha... Ne yaparsa bir aileymişiz gibi hissedeceğim, onu da bilmiyorum. Evlensek aile gibi hissedeceğim kesin de, başka ne olabilir bilmiyorum.

38
0
0
Yorum Yaz